Nedim Atilla nın Food in Live Dergisindeki yazılarına bu linkten ulaşabilirsiniz.
Nedim Atilla 'ya Twitter 'dan da ulaşabilirsiniz
nedim atilla
Anasayfa arrow sonsoz arrow Oy vermeyeceklerin de sorusu aynı&
Oy vermeyeceklerin de sorusu aynı& Yazdır E-posta
Perşembe, 24 Mart 2016

“HDP Barajı geçecek mi?” Bu sütunda günlük siyasetten mümkün olduğunca uzak durmaya çalışıyorum. Ama, bir çok insan gibi benim de “Türkiye’nin kader seçimi” olarak gördüğüm 7 Haziran’a ait gözlemlerim ve değerlendirmelerim var… Mayıs başından beri siyasetle uzak- yakın ilişkisi olmayan nedenlerle memleketi geziyorum.

İstanbul, Konya, Karaman, Kırklareli, Ankara, Kars, Antalya ve Bursa’da seçimin havasını alacak kadar vakit geçirdim… Perşembe’den bugüne İstanbul, Antalya ve Bursa’da sokaklardayım. 7 Haziran seçimleri için herkesin cevabını aradığı soru aynı: HDP’nin yüzde 10 barajını aşıp aşamayacağı. Sohbetler sırasında İzmir’de yaşadığımı bilenler ile İzmirli olduğumu öğrenenlerin bizim şehirle ilgili fazla merakları olmadığını gözlemledim, “İzmir’den sürpriz çıkmaz” diyorlar... Sizin de tahmin edebileceğiniz gibi sonucu aşağı yukarı biliyorlar ve İzmir konusunda “rahatlar”.
 
Sokaklarında dolaştıkça kentler oldukça farklı fikirler sunuyorlar… İstanbul’da caddelere bakıldığında iktidardaki partinin büyük bir zafer kazanacağını düşünebilirsiniz ama birebir konuşmalarda bu megakentte işlerin geçen seçim kadar kolay olmayacağını herkes dile getiriyor. Konya’da hem sokakların dili hem de birebir konuşmalar, Davutoğlu’nun kendi memleketinde çok rahat olduğunu gösteriyor. Karamanlılar, son Ulaştırma Bakanı Lütfi Elvan’ın bu kez kendi şehirlerinden aday gösterilmemesine “alınmışlar”, “bu kez AKP 2-0 yapamayabilir” diyorlar. Bursa’da AKP epey önde görünüyor ama geçen seçimlerdeki “uzak arayı” bu kez tutturabilirler mi bilmiyorum. Antalya’da ise “kendinden başka kimseyi düşünmemesiyle meşhur” Deniz Baykal’a rağmen seçimi CHP’nin kazanacağını böylelikle Menderes Türel’in kazandığı yerel seçimlerdeki “hile” iddialarının kanıtlanacağını söyleyenler çok. Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, “CHP hem Antalya’da hem de Türkiye’de hiç kimsenin beklemediği bir zafer kazanacak” diyor. Eski İl Başkanı, “parti emekçisi” olan Ümit Uysal’ın bu iddiasını ciddiye almak gerek. (Muratpaşa’da sosyal demokrat belediyecilik adına güzel işler yapılıyor, onları başka bir yazıda anlatacağım)


 
Güvenilir bir araştırma
 
Anlaşılmıştır ki 7 Haziran  Türkiye siyasi tarihinin önemli bir dönüm noktası olacak. Research Institute on Turkey (RIT) adlı benim de nadir güvenilir araştırma kuruluşlarından biri olarak gördüğüm kurumun yayımladığı Onur Altındağ ve Bert Azizoğlu’nun imzalarını taşıyan 18 Mayıs tarihli rapor 7 Haziran Pazar günü kullanılacak her bir oyun önemini ortaya koyuyor. Rapor, öncelikle, seçimin sonunda HDP’nin barajı geçmesi ya da geçememesinden ayrı olarak AKP’nin anayasal çoğunluğa erişemeyeceğini iddia ediyor.  Ancak HDP’nin barajı aşması durumunda AKP’nin tek başına iktidar olamama ihtimali de bulunuyor. Bu yüzden 7 Haziran’a kadar kalan sürede seçmenlerin HDP’ye yönelik tercihlerindeki en küçük oynamanın bile tarihi etkileri olacağını söylemek doğru…
 
Anketlere ne kadar güvenilir ki?
 
Altındağ ve Azizoğlu, bizim Ege TV’de Söz Meclisten İçeri programında defalarca dile getirdiğimiz “Anketler ne kadar güvenilir?” sorusuna şu karşılığı veriyorlar:
“17-25 Aralık sürecinde en fazla dikkat çeken ses kaydı, daha sonra “Alo Fatih” olarak adlandırılan telefon görüşmesiydi. Bu görüşmenin en can alıcı bölümünde Ciner Yayın Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Fatih Saraç, dönemin Haber Türk Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Fatih Altaylı’dan gazetede yayınlanacak olan seçim anketlerinin sonuçlarında hükümetin tercihleri doğrultusunda “düzeltme” yapmasını istiyordu. Bu görüşme bir yandan anketlerin siyasi önemine dair önemli bir ipucu verirken, öte yandan anketlerin şeffaf, sistematik ve güvenilir bir şekilde yürütülmediğini ortaya koyuyordu.”
 
Araştırmacılar anket şirketlerinin aradan geçen sürede güven tazeleyebildiğini söylemenin zor olduğunu dile getirerek “Sayısı her geçen gün artan anket şirketlerinin siyasi bağları, bazılarının maruz kaldığı siyasi baskılar, kamuoyu önündeki siyasi tartışmalarda kullandıkları üslup, ve genel olarak veri toplama, inceleme ve sunuş tarzları çok tartışılır oldu” diyorlar.
 
RIT, bütün bu kötü şöhrete rağmen yine de yapılan anketlerden güvenilir buldukları için toplu bir değerlendirme yapmış ve ortak bir sonuca varmış: Trendlere bakacak olursak AKP’nin 2013’den bu yana 5 yüzde puana yakın oy kaybettiği göze çarpıyor. MHP ve CHP oylarını nispeten artırırken son döneminin şüphesiz galibi özellikle cumhurbaşkanlığı seçiminden bu yana oylarını artıran HDP. Ancak hangi istatistiki model ve ağırlıklandırma stratejisi kullanılırsa kullanılsın, sonuçlar HDP’nin yüzde 9,8-10 aralığında bir oy alacağına işaret ediyor.
 
RIT, oy oranlarına dair öngörülerinin yeni mecliste nasıl bir milletvekili dağılımına tekabül ettiğini bulmak için Çilekağacı grubunun sonuçlarını (18 Mayıs itibarıyle güncellenmiş hali), DDD(Demokrasi Denetçileri Derneği) ve BETAM direktörü Gürsel’in hesaplamalarını kullanmış. Bu hesaplamalara göre HDP barajı geçemediği takdirde AKP tek başına iktidar olabilecek sayıda milletvekilliğine ulaşsa da anayasa değişiklikleri için gerekli olan 330 rakamına ulaşamıyor. Fakat HDP barajı ucundan da olsa geçerse, o zaman 55-61 arası milletvekili çıkararak AKP’nin tek başına iktidar olma şansını tehlikeye düşürüyor. Not düşmek gerekir ki d’hont yönteminde il bazındaki ufak oy değişimleri meclis sandalye dağılımını önemli bir şekilde etkileyebilir, o nedenle milletvekili dağılımındaki tahminleri ihtiyatla yorumlamak gerekiyor.
 
Araştırma özetle şöyle sona eriyor: “Bu bulgular doğrultusunda, 7 Haziran’da seçmenlerin HDP’ye yönelik yaklaşımlarındaki en ufak değişiklik bile ciddi sonuçlara yol açacağını söylemek gerekiyor. Özellikle kararsız seçmenler, ilk tercihi barajın altında kalabilecek başka partiler olan seçmenler, ya da HDP’nin barajın altında kalmasının olumsuz sonuçlarına karşı hareket etmek isteyen diğer büyük parti seçmenlerinden oluşan üç gruptan HDP’ye niceliğini hesaplayamadığımız bir kaymanın HDP’nin barajı aşıp aşamayacağını tayin edeceğini düşünüyoruz.”
 
Benim için bir kararsızlık söz konusu değil… Hâlâ karar verememiş seçmenlerin dikkatine saygı ile sunulur… 
 
< Önceki   Sonraki >