Nedim Atilla nın Food in Live Dergisindeki yazılarına bu linkten ulaşabilirsiniz.
Nedim Atilla 'ya Twitter 'dan da ulaşabilirsiniz
nedim atilla
Anasayfa arrow sonsoz arrow Bir yangın ormanından fırlamış genç fidanlar
Bir yangın ormanından fırlamış genç fidanlar Yazdır E-posta
Perşembe, 24 Mart 2016
Mare Nostrum...
En uzun koşuysa elbet Türkiyede de Devrim,
O, onun en güzel yüz metresini koştu
En sekmez lüverin namlusundan fırlayarak...
En hızlısıydı hepimizin,

En önce göğüsledi ipi...
Acıyorsam sana anam avradım olsun,
Ama aşk olsun sana çocuk, aşk olsun!

---
Mare Nostrum sözcüğünü entellektüel dünya dışında pek bilen yoktu 1970'lerde... Azra Erhat cevirilerinde yaygınlaştı. Romalılar iki bin sene önce Akdeniz'i nitelemek uzere, Latince'de "bizim deniz" anlamina gelen bu kelimeyi kullanıyorlardı. Akdeniz neredeyse 400 yıl Roma Gölü olunca bu adı vermişlerdi. Fatih'in de Kanuni'nin de hayalleri arasında Akdeniz'i bir "Osmanlı Gölü" haline getirmek vardı... 

Akdeniz kısa bir süre de olsa Barbaros Hayrettin Paşa ve Kılıç Ali Paşa dönemlerinde Osmanlı'ya bağlı leventlerin kontrol ettiği bir deniz oldu ama hiç bir zaman "Bizim Deniz" olamadı..

Ancak 12 Mart rejiminin üç fidanı idam edişine kadar. Can Yücel hiç adını vermeden Deniz Gezmiş ve iki arkadaşına hitaben yazdı Mare Nostrum'u... Aradan 40 yılı aşkın zaman geçti ve hepimiz "aşk olsun" demeye devam ediyoruz...

İzmir'de de 6 Mayıs 1972 günü kahırlar içinde insanlar vardı. Biri de Demokrat İzmir Gazetesi'nin Genel Yayın Müdürü Attila İlhan'dı... Şöyle yazmıştı o 6 Mayıs'ı daha sonra "Tutuklunun Günlüğü" kitabının "Meraklısı için notlar" böümüne:
“12 Mart sonrasının kahır günleriydi. Bir sabah radyoda duyduk ağır haberi: Deniz’lere kıymışlardı. Karşıyaka’dan İzmir’e geçmek için vapura bindim. Deniz bulanıktı; simsiyah, alçalmış bir gökyüzünün altında hırçın, çalkantılı… Acı bir yel esintisinin ortasında aklıma düştü ilk mısra… Vapurda sessiz bir köşe bulup yüksek sesle tekrarladım. Vapurdan indikten sonra da rıhtım boyunca bu ilk mısraları tekrarlayarak yürüdüm”.

“Bir yangın ormanından püskürmüş genç fidanlardı
Güneşten ışık yontarlardı sert adamlardı
Hoyrattı gülüşleri aydınlığı çalkalardı
Gittiler akşam olmadan ortalık karardı ” 6 Mayıs 1972

Şiirin adı "Müjganla Ben Ağlaşırız" başlığını taşıyordu... Bir kadın ismi sanılan ‘’Müjgan’’eski dilde “kirpik” anlamına geliyor ve Şair’in “müjganla ağlaşmak”tan ne söylemek istediği orada çözülüyor; Attila İlhan, Deniz ve arkadaşları için ağlıyordu…
 
< Önceki   Sonraki >