Nedim Atilla nın Food in Live Dergisindeki yazılarına bu linkten ulaşabilirsiniz.
Nedim Atilla 'ya Twitter 'dan da ulaşabilirsiniz
nedim atilla
Anasayfa arrow Kısa Künye
Müzik gibi lezzet de evrensel bir dil Yazdır E-posta
Cuma, 23 Şubat 2007
İstanbul'da geçtiğimiz hafta düzenlenen EMITT fuarı, Türkiye ve dünyanın her köşesinden gelen 700'e yakın şefe ev sahipliği yaptı. Birbirinden ünlü aşçıların ter döktüğü yarışmalarda yabancı ve benim de yer aldığım Türk jürinin puanlamalarının birbirine yakın olması müzik gibi lezzetin de evrensel bir dil olduğunu düşündürdü bana

 

İstanbul, geçtiğimiz hafta sonunda dünyanın en önemli turizm organizasyonlarından biri olan EMITT'e ev sahipliği yaptı. 15 ülkenin turizm bakanlarının katıldığı açılış çok görkemliydi ve Ekin Grubu tarafından düzenlenen fuara 2250 firma katıldı. Bu yıl kapılarını 11. kez açan EMITT Fuarı, kendi alanında Avrasya bölgesindeki en büyük turizm buluşması olarak tanımlanıyor. İşin bizi ilgilendiren tarafı ise dostlarımızın, Tüm Aşçılar Federasyonu'nun işbirliği ile düzenlediği 'İstanbul Mutfak Günleri' oldu. Ekin'den başkan Halim Bulutoğlu, yönetim kurulu üyesi Gündüz Mutluay, Tüm Aşçılar Federasyonu Başkanı Yalçın Manav, İstanbul Princess Hotel executive chef'i Ümit Yüksel ve The Marmara Otelleri mutfak koordinatörü Gökhan Tufan ile dünyanın çeşitli yerlerinden gelen aşçılar hünerlerini sergilemeye çalışırken konuşma olanağımız oldu. Hepsi de 'İstanbul Mutfak Günleri'nin amacının bugüne kadar hakkı teslim edilmemiş olan Türk mutfağını, dünya mutfak kültürleri ile buluşturmak olduğunu söylüyorlardı.

Yarışma boyunca dünyanın çeşitli yerlerinden bir haftalığına İstanbul'a gelmiş olan yarışmacılar ile onların birbirinden heyecanlı arkadaşları ya da taraftarlarıyla kendimizi bir futbol maçında gibi hissettik. Türkiye ve dünyanın her köşesinden gelmiş 700'e yakın şefe ev sahipliği yapmak, onları yarışırken izlemek keyifli bir işti. Özetle heyecanlı ve lezzetli 'işlerin tanığı' olduk. Halim Bulutoğlu'nun altını çizdiği gibi, bu etkinlik, Türkiye'nin uluslararası planda kabul görmüş tek mutfak yarışması ve Dünya Şefler Birliği'nin (WACS) kurumsal üyeliğine kabul edilmiş durumda Bu yıl yarışmalara 20 ülkeden 28 takım katıldı. Yurtdışından katılım için başvuran aşçı sayısı 200'ün üzerindeydi. Yurtiçinden katılımlarla birlikte yarışmalarda 700'e yakın aşçı ter döküyordu. Büyük bir hengame yaşanıyordu ama sonuçta herkes kendince mutlu oluyordu. Aşçılar bireysel ve takım halinde olmak üzere tam 80 kategoride yarıştılar.

DÜNYACA ÜNLÜ AŞÇILAR

İstanbul Mutfak Günleri'nde, aşçıların performanslarını değerlendirecek olan jüride, dünyaca ünlü aşçılar bulunuyor. Jüri Başkanı Kenneth Fraser, İngiltere'deki Chef&Cooks Circle'ın başkanı olmanın yanı sıra Prens Charles ve Lady Diana'nın düğün pastasını da yapan şef olarak tanınıyordu. Yarışmada edindiğim temel izlenim, 13 kişiden oluşan yabancı jüri üyeleri ile aralarında benim de bulunduğum Türk jüri üyelerinin puanlamalarının birbirine yakın oluşuydu. Demek ki müzik gibi lezzet de evrensel bir dil Yabancı jüri üyelerinin tamamı WACS üyesiydi ve kendi ülkelerinde yemek kültürü alanında saygın çalışmalarıyla tanınıyorlardı. Bizdeki jüri üyeleri ise çoğunlukla Mutfak Dostları Derneği ve Aşçılar Federasyonu'ndan geliyordu. İstanbul Mutfak Günleri'nin başka bir sürprizi de Slow Food hareketinin ilk kez kendini resmen tanıtmasıydı. Dünyanın en saygın sivil toplum örgütleri arasında yer alan Slow Food ve ona bağlı Gastronomi Bilimleri Üniversitesi ilkelerini fuar katılımcıları ile paylaştı.

Yenen her şeyin lezzetli olması, temiz ve çevreye zarar vermeyen koşullarda üretilmesi, organik yöntemlerin gıda üretiminde temel alınması gibi ilkeleri savunan Slow Food hareketi büyük ilgi çekti fuar süresince. Görünen o ki, İstanbul Uluslararası Mutfak Günleri, Türk mutfağını dünyanın diğer mutfak kültürleri ile buluşturma hedefine ulaştı. Böylece ülkemizin aşçıları ile dünyanın önde gelen aşçıları arasında yakınlaşma ve karşılıklı bilgi alışverişi de sağlanmış oldu.

Yarışmanın sonunda Almanya, Kore ve Türkiye en başarılı ekipler oldular. Alman milli takımı 'usta şeflerde' 1. olurken, Türkiye, Özbekistan'la 2. olarak gümüş madalyayı paylaştı. Kazakistan Milli Takımı ise bronz madalya aldı. Yılın 'Altın Türk Şefi' İlker Çiftçi, yılın 'Altın Genç Türk Şefi' Samet Yılmaz oldu. Altın madalyaların dağılımında ise Koreli aşçılar 6, Türk aşçılar 5 altın madalya kazandı.

 
< Önceki   Sonraki >