Nedim Atilla nın Food in Live Dergisindeki yazılarına bu linkten ulaşabilirsiniz.
Nedim Atilla 'ya Twitter 'dan da ulaşabilirsiniz
nedim atilla
Anasayfa arrow Günlük Yazılar arrow Dükkanını adresi belli olsun diye açanlar
Dükkanını adresi belli olsun diye açanlar Yazdır E-posta
Cumartesi, 25 Ekim 2008
Evet var... İzmir’in tarihi Kemeraltı Çarşısı’nda, Karşıyaka’da, Bornova’da ve Buca’da “yapacak başka işi olmadığından, adresi belli olsun, bir-iki dostla sohbet edilsin, yarenlik edilsin” diye dükkan açanlar var.  Şu günlerde yoluna nasıl devam edeceğini bizim de merak ettiğimiz hipermarket kapitalizmi, alışveriş merkezleri en çok küçük esnafı vurdu. Hipermarketlerin yapamadığı işi yapmayı becerenler ayakta kalabiliyor. Onlar da sınırlı, pastaneler, berberler, kuaförler, turizm acenteleri, kitapçılar ya da sattıkları ürünün kalitesinden emin olabileceğiniz küçük şarküteriler...

Geçen bayram günleriydi. Ajanslardan gelen bir haberde, tarihin en eski çarşılarından biri olan Kemeraltı’nda, 50 yıldır kolonyacılık yapan Mustafa Boz, mesleğin artık eski itibarının kalmadığından yakınıyordu. Dükkanını da artık “adresi belli olsun” diye açtığını söylüyordu.

İzmir Agorası en azından 2500 yıllık ve bugünkü Kemeraltı da üzerinde 2500 yıldır alışveriş yapılan bir yer. Kemeraltı bu anlamda kaybolmaya yüz tutan bir çok meslek ve zanaatin yaşam savaşı verdiği bir merkez olma niteliğini koruyor. Haberi okuyalım: Bu merkezde eskinin itibarlı meslekleri arasında yer alan kolonyacıların da bir ustası var. Kolonyacı Mustafa Boz, bu meslekte 54. yılını yaşıyor. Kemeraltı Çarşısı’nın alışveriş trafiği hayli canlı, kalabalık sokakları arasında, rengarenk şişelerin dizili olduğu vitriniyle sakin bir kolonyacı dükkanı ziyaretçilerin dikkatini çeker. Özellikle bayram öncesi akıllara gelen bu dükkan, ülkenin en eski kolonyacı dükkanları arasında yer alıyor. 83 yaşındaki Mustafa Boz, Rodoslu bir Türk göçmenin yanında başlamış kolonyacılığa. Ticarethanesini ise 1954 yılında Kemeraltı Çarşısı’nda şu an bulunduğu yerde açmış. Meslek hayatında “eskiden çok itibarlıydı” dediği kolonyacılıkta Ege’nin en büyükleri arasına girmiş.

Boz, işlerinin çok iyi olduğu dönemleri heyecanla anlatıyor: “Anadolu’nun çeşitli kentlerinde 400 toptancıya mal gönderiyorduk. 20 işçimiz durmadan üretim yapıyordu. Kapasitemizi yıllık 118 tona kadar çıkardık. Bir çok çırak yetiştirdim. Çıraklar dört bir yana dağılıp kendi mağazalarını açtı. Bir çırağım da İsrail’e gitti. Hala bu işi yapıyor mu bilmiyorum.”

Bir zamanlar Konak Meydanı’na devasa alışveriş merkezini dikilmesine karşı çıkanların itiraz nedenleri arasında sadece çirkin mimari yoktu, Kemeraltı esnafının da yaşatılması çabası vardı. Onu da hatırlatayım dedim...

Bu yazıyı yazarken araştırdım, adresi belli olsun diye bulunduğu yerde duran o kadar çok insan var ki...




Yerel yönetimlerde yeni model arayışları

Bugün de Çeşme Ilıca Otel’de dün akşam başladığımız tartışmaları sürdüreceğiz. İzmir Ticaret Odası’nın ev sahipliğinde düzenlenen “Yerel Yönetimlerde Yeni Model Arayışları” konulu Arama Konferansı’ndayız.

İTO Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Demirtaş, küreselleşme süreci ile birlikte özellikle son 30 yıldır siyaset ve ekonomide yaşanan hızlı değişimin, yerelleşme, yönetişim, hesap verebilirlik ve hizmet kalitesi gibi kavramları ön plana çıkardığını sık sık söyler. Bu gelişmeler sonucunda yönetimin merkezden yerele geçişi de kaçınılmaz oluyor.

Demirtaş’ın da altını çizdiği gibi iyi ve kötü yönleriyle küreselleşmeyi yaşıyoruz. Küreselleşme bir yönüyle mal ve hizmet üretimini standart hale getirirken eş zamanlı olarak gelişen yerelleşme ile birlikte yerel özelliklerin üretim ve ticarete entegre edilmesinin uluslararası ticarette önemli avantajlar sağlar hale gelmiş durumda. Ekrem Bey, “kentlerin yerel zenginlik ve potansiyelinin ortaya çıkarılması, ancak altyapı ve üstyapı hizmetlerinin gerçekleştirilmesi, markalaşması ve sahip olduğu imkanların yerel ve küresel piyasalarda yer alabilmesi güçlü ve etkin yerel yönetimlerle mümkün olabilir” diyor.

Arama Konferansı’nın moderatörlüğünü, Türkiye’de katılımlı yöntemler konusunda 450’yi aşkın uygulama gerçekleştirmiş olan Doç. Dr. Oğuz Babüroğlu yapıyor. Toplantıya ülkemizin yerel yönetim konularında görev almış üst düzey bürokratlar, valiler, belediye başkanları, işadamları, akademisyenler ve gazetecilerinin içinde yer aldığı farklı kesimlerden yaklaşık 50 kişi katılıyor. Gelinen noktaları tuttuğumuz notları da izin verildiği ölçüde sizinle paylaşacağız.
 
< Önceki   Sonraki >