Nedim Atilla nın Food in Live Dergisindeki yazılarına bu linkten ulaşabilirsiniz.
Nedim Atilla 'ya Twitter 'dan da ulaşabilirsiniz
nedim atilla
Anasayfa arrow Günlük Yazılar arrow Paris 'teki İzmirli ressamlar
Paris 'teki İzmirli ressamlar Yazdır E-posta
Pazar, 19 Ekim 2008
İzmir’in en önemli resim sanatçıları arasında yer alan Filiz Pelit’ten çok sevindirici bir e-posta aldım geçen haftalar içinde. Filiz Pelit’in bugüne kadar katıldığı uluslararası bienaller, çeşitli TV kanallarında resim sanatına verdiği desteği biliyorum.  Filiz Pelit’ten gelen bilgiye göre; önümüzdeki aralık ayında Paris’te çok önemli bir etkinlikte Türk sanatçıları görme şansımız olacak. 11-14 Aralık 2008 tarihinde SNBA “Societe Des Beaux-Arts” adlı kurumun her yıl Paris Louvre Müzesi Carrousel du Louvre salonunda düzenlediği “Uluslararası Geleneksel Plastik Sanatlar Sergisi”nde Türkler de yer alacak.

Son dört yıldır Türkiye adına bir grup sanatçı Türk Delegasyonu olarak bu önemli etkinliğe katılıyorlar. Delegasyonun başkanı Nurhilal Harsa ilk yıllar bireysel olarak katılmış bu etkinliğe. Daha sonra Türk Delegasyonu kurması teklif edilmiş. Heykel, resim ve seramik dalında kendini kanıtlamış 12 sanatçıyla yollarına devam etmişler. Kurum sürekliliği çok önemsiyor. Bu nedenle kurulun onayı alınmadan hiçbir sanatçı katılamıyor. Önceden gelen dosyaları inceleyen SNBA Kurulu, son kararı veriyor. Şu anda Nurhilal Harsa başkanlığında giden gurupta İzmir’den ressam Ahmet Rüştü Zorlu, Serdar Leblebici, Peruze Yiğit, Feza Çiftçi, Korkut Uluğ, Filiz Pelit, Mersin’den ressam Ahmet Yeşil, İstanbul’dan heykeltıraş Akın Yıldırım, Eskişehir Anadolu Üniversitesi’nden ressam Hakan Esmer, heykeltıraş Selçuk Yılmaz, seramikçi Kemal Uludağ bulunuyor. Filiz Pelit, “Bu sene guruba dahil olmam sanatım adına çok gurur ve mutluluk benim için...” diyor.

Filiz Hanım, “Bu oluşum Nurhilal Harsa’nın çabalarıyla başlamış. Düşünmek ve eyleme geçirmek çok önemli” diyor ve ekliyor: “Okyanusu suya bakarak aşamazsın” sözü ne kadar doğru. İnternet aracılığıyla yapılan başvuru sonrası bu günlere gelindi, şimdi Türkiye’yi tanıtmak, ön yargıları kırmak gibi önemli bir misyon edinmiş durumdalar. Uluslararası arenada kabul görmenin ve uygar ülke sınıfına sokulmanın en güzel yoludur sanat... Nurhilal Harsa “savaş yerinde verilir. Kendimizi kanıtlamak, Türkiye karşıtı lobilere karşı güçlü olmak için mutlaka orda olmalıyız” diyerek durumu özetliyor. Bu günlere gelirken tabiî ki pek çok zorluk yaşanmış. Kültür bakanlığından gerekli desteğin olmayışı, tüm aşamaların maddi yükünü sanatçılar üzerine yıkmış. Yapılan kataloglar, stand kiraları yol masrafları, nakliye guruptaki sanatçılar arasında bölüştürülmüş. Tam burada önemli bir çağrı yapmak istiyorum. İzmirli, egeli sanayiciler ve şirketlerin bu tür önemli organizasyonlara destekleyici olmaları gerekiyor. Böylece hem ülke tanıtımına hem sanata ve sanatçıya destek olacaklar hem de kendi isimlerini prestijli bir şekilde duyuracaklardır. İstanbul’da oturmaya başlayan sponsorluk düşüncesinin İzmir’de de karşılık bulacağını umuyorum.”




Semt Söyleşileri Karantina’da

Muzaffer Tunçağ’ın Konak Belediye Başkanı seçilmesiyle birlikte başlayan ve İzmir’in belleğini toparlamaya yönelik önemli bir girişim olan Semt Söyleşileri beş yaşında. Bu yılki semt söyleşilerinin güzergâhında Karantina’dan Üçkuyular’a uzanılacak.

İlk toplantı önümüzdeki salı akşamı (21 Ekim) saat 18.00’de Güzelyalı Kültür Merkezi’nde. Konumuz da Karantina. Prof. İstemi Nalbantgil’in nostaljik fotoğrafları sonrasında söyleşi başlayacak ve eski Karantina günlerine dönülecek. İzmir’in sağlık tarihi üzerine çeşitli çalışmalar yapan Prof. Rauf Beyru’nun görüşlerine başvuracağız. Karantinalı Avukat Önder Limoncuoğlu ve kentimizin en ünlü gazetecilerinden Gürkan Erkaç; “bab” ve “Karantinalı Despina” adlı bir roman hazırlığında olan Yılmaz Karakoyunlu’nun eserini değerlendireceğiz.

İzmir’e meraklı iseniz bekleriz efendim...
 
< Önceki   Sonraki >