Nedim Atilla nın Food in Live Dergisindeki yazılarına bu linkten ulaşabilirsiniz.
Nedim Atilla 'ya Twitter 'dan da ulaşabilirsiniz
nedim atilla
Anasayfa arrow Günlük Yazılar arrow Erken anketin akla getirdikleri
Erken anketin akla getirdikleri Yazdır E-posta
Cuma, 17 Ekim 2008
Hiç hoşlanmıyorum ama eksik olmasınlar İzmir’deki sol cenah siyasetçiler yüzünden bu cuma da siyaset yazmak zorunda kalıyorum. Ben seçime 6 ay kala yapılan anketlere inanmak konusunda biraz şüpheciyimdir.  Daha önce yerel seçimler konusunda yanılgıları olduğunu çok iyi anımsadığımız Tarhan Erdem’in şirketi gazete manşetlerine de yansıyan CHP’yi yüzde 62, AKP’yi ise yüzde 25 gösterdi ya bir grup CHP’li neredeyse delirecek. Geçen hafta “kişisel beklentilerine uygun aday arayışında” diye yazdığım çıkarcı tayfası ne yapacaklarını şaşırmış durumda. Bu kadar fark olur mu, ayrı bir tartışma konusu... Anket Aziz Kocaoğlu’nun adaylığı üzerine yapılmış, karşısında AKP’nin adayı bile yok. Bu nedenle sağlıklılığı tartışılır ama bir kısım “örgütçü CHP’lide” bir üzüntü, bir panik sormayın. Suratlar asılmış, olmaz bu kadar deyip duruyorlar.

Başka bir ankette, Ege Üniversitesi’nde görevli bir hocadan geliyor. Anketi yapan Tanju Tosun, AKP’nin geçen seçimde İzmir’de ulaşacağı sonucu birebir bilen bir akademisyen. Şimdi ise CHP’nin Kocaoğlu ile seçimi yüzde 48’le kazanacağını söylüyor. Daha önce Radikal’de yayımlanan yazısında da “Kocaoğlu Belediyeciliği”ni anlatan Tanju Tosun, “Merkezden çevreye doğru gidildikçe Aziz Kocaoğlu öncülüğünde inşa edilen yeni sosyal belediyecilik anlayışının artırılarak sürdürülmesi, CHP’nin Türkiye’de İzmir sayesinde varlığını devam ettirebilmesi için zorunlu” diyordu.

Tosun’un dediği gibi, “İzmir önümüzdeki yerel seçimde, başta AKP olmak üzere çoğu siyasal partinin gelecekteki var oluşlarına meşruluk katmaya aracılık edecek illerin başında geliyor. Özellikle iki şiddetli politik rakip AKP ve CHP için. İktidar partisi 22 Temmuz seçimleriyle, sayısal çoğunluk temelli muktedirliğini politik coğrafyada neredeyse her karış toprakta ilan etmesine karşın İzmir, muktedirliğinin henüz sökmediği birkaç ilden biri. Son genel seçim başarısı AKP liderine, neredeyse Erbakancı söyleme içkin bir tarzda toplumu, AKP’li olanlar ve AKP’li olmak üzere hazır bekleyenler şeklinde kategorileştirme yaptırsa da, İzmir halen kategori dışı kalmaya direniyor.”

Kocaoğlu 2-0 öne geçti

Bu arada çok güvendiğim bir başka araştırmacının da Engin Önen olduğunu söylemeliyim. Engin Hoca ile Ege-Koop Danışma Kurulu’nda beraber İzmir için kafa yoruyoruz. Engin Hoca, Tarhan Erdem’in anketini şöyle yorumluyor: Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun talebi üzerine gerçekleştirilen bu araştırmanın sonuçları başkana büyük bir psikolojik üstünlük sağlamış bulunmaktadır. Zaten mevcut başkan olma sıfatı ile Kocaoğlu, adaylık konusunda 1-0 öndeydi. Şimdi 2-0 öne geçmiş oldu. Bu sonuçlar, hem diğer parti yöneticilerini ve adaylarını hem de CHP içerisinde Büyükşehir Belediye Başkanlığı adaylığı için mücadele verenleri sıkıntı içerisine sokmuş olabilir.

Kocaoğlu’nun, aday adaylığını ilan eder etmez bu sonuçları açıklaması tesadüf değil. Kendisinin seçim kazanmadan bu göreve geldiği ve siyasi nitelikleri konusundaki eleştirilere bu şekilde yanıt vermeyi tercih etti. Bu sonuçlara göre, CHP İzmir’de oylarını artırmış. Kocaoğlu ise partisinden yüzde12 daha fazla desteğe sahip gözüküyor. Bir belediye başkanının büyük bir başarısızlığı yoksa, genellikle partisinden daha fazla desteğe sahip olur.

Bunun çeşitli nedenleri vardır. Birincisi, yerel halkın bir kısmı, parti tercihi farklı olmasına rağmen, mevcut başkanın değişmemesi eğilimini benimser. İkincisi, tercih ettiği partinin başkanlığı kazanma olasılığı olmayan bazı ılımlı seçmenler, kazanma olasılığı olan adaya yönelebilirler.

Bu arada şunu da belirtelim, AKP’nin Aziz Bey’e “yeterince sert muhalefet yapmadığı” önümüzdeki günlerde muhalefetin dozunu artıracağını da belirtenlerin sayısı az değil.




Baykal’ın tercihi

Şu günlerde politikacılık, adaylık, aday adaylığı zor iş... Aralık ayının başına kadar da böyle gideceğe benzer. Normal olarak yüzüne bile bakılmayan, görüldüğünde kaldırım değiştirilen adamlardan bile medet umup, onları ciddiye alıp siyasi görüş alış verişinde bulunanları “politik hırstan” başka ne açıklar bilmiyorum.

CHP Genel Başkanı Baykal ile SHP Genel Başkanı Karayalçın’ın yaptığı görüşmeyi de önemsemek gerek. Geçen hafta yazdığım CHP’deki bir takım adamlarla ilgili iki yazıya inanılmaz tepki geldi, aklı başında; imzası belli eleştirilerin yanı sıra, kim olduklarını tahmin ettiğim sahte isimlerden de hakaret dolu mailler geldi. Sanıyorum CHP’de orta vadeli hesap yapanlar, geçen seçimlerde hayal kırıklığına uğramış olanlar, bu küfürbazlar. Cep telefonumu arayıp görünmeyen numaradan galiz lafları sıralayanlara da aldırmıyorum. Bu arada kendileri küfür edemeyip peşimize skiloları takanları da unutmamak gerek.

Ama bu tayfanın işi böyledir, bugün öpüşür sarışırlar, yarın birbirlerine de küfür ederler. Çok tanık olmuşumdur, aynı masada övgü düzdükleri adamın arkasından masadan kalkar kalkmaz akıl almaz suçlamalar yaparlar. 30 yıla yaklaşan gazetecilik hayatımızda bu tiplerden çok gördüm, çoğu kaybolup gitti, ne gören var ne bilen kendilerini... Önümüzdeki yerel seçimden sonra, hatta adaylar kesinleştikten sonra kaybolup gidecekler gibi...

Bütün bunlardan sonra CHP Genel Başkanı’nın ne yapacağını merak ediyorum. Sayın Baykal’ın da kader seçimi olan İzmir’de örgütten gelen çatlak sesler yerine halkın sesini dinleyeceğini tahmin ediyorum.
 
< Önceki   Sonraki >