Nedim Atilla nın Food in Live Dergisindeki yazılarına bu linkten ulaşabilirsiniz.
Nedim Atilla 'ya Twitter 'dan da ulaşabilirsiniz
nedim atilla
Anasayfa arrow Günlük Yazılar arrow Şu İzmir 'i çok severim
Şu İzmir 'i çok severim Yazdır E-posta
Cuma, 10 Ekim 2008
Neden mi? Çünkü bu şehirde “kişisel beklentilerine uygun aday arayışında” kimse yoktur... Kimse “şu kişinin aday olması ve kazanmasının kente olacak katkısından bana ne? Önemli olan benim avantajlarım, çıkarlarımdır” diye düşünmez. Çünkü bu şehirde özellikle aday olarak ortaya çıkacak isimlere yaklaşırken “Bunun seçilmesi benim işime yaramaz, şu seçilirse hem ben, hem kurumum kazanır” diye düşünecek kimse de yoktur.

Ayrıca bu şehirde “şunu seçtirelim de seçilirse bize de üç-beş bişeyler düşer” diye düşünecek kadar alçalacak adam bulunmaz. “Şunu büyükşehir adayı yaptıralım, küçük ilçelerin adaylarını da o belirlesin de bizden biri seçilsin” diyecek politikacılar da yoktur.

Çünkü bu şehirde -diyelim bir partinin il başkanı- kendi partisinin aday adayı hakkında konuşacaksa üç defa tartar, beş defa düşünür, on defa yutkunur daha sonra çok dikkatli konuşur. Bu şehirde belediye başkanları da, adaylar da partileri tarafından yalnız bırakılmaz.

Bu şehirde “eski kuyruk acılarına” bakarak adaylar ve/veya aday adayları hakkında ileri geri konuşanlara kimse kulak asmaz, kişisel çıkarları ve kendi adaylıkları için gazetelerde yazı yazmak için koşa koşa gelecek insan da arasanız bulamazsınız... Böyleleri kolay kolay yazacak bir yer bulamazlar ya diyelim ki bir gazetenin köşesinde yazdılar, yazılarının gerçek anlamını herkes hemen anlar.

Bu şehirde aday olanların dürüst olması; çalışkan olması kadar önemlidir ve değerlendirme yapan herkes öncelikle dürüstlüğü önemser...

Ayrıca bu şehirde kişisel takıntılar nedeniyle insanlara eleştiri getirilmez ya da eski hesaplaşmalar gereği birilerine çamur atılmaz ya da ne bileyim sadece kıskançlıktan kimse tefe konulup çalınmaz... Böyle bir şehir değildir İzmir.

İzmir’i pek severim dediğim gibi, çünkü bu şehirde aday adayları, diğer aday adayları hakkında dosya, özel fotoğraf, görüntü falan toplamaz... Bunları adayların aday olmayı düşündükleri partilerin genel merkezlerine göndereceğim diye tehditler savurmaz...

Çünkü bu şehirde İzmir’e en çok yakışacak aday başkan seçilecektir. Çünkü bu satırların yazarının bu şehrin insanlarına güveni tamdır... İzmir’i çok severim, İzmirlileri çok severim... Bu duygularım nedeniyle haksız da sayılmam yani...

Politika yazmaktan hoşlanmıyorum, yerel politika yazmaktan da nefret ettiğimi bu köşede dile getirmiştim ama son günlerde duyduklarım, gördüklerim, yaşadıklarım sonuçta beni bile nefret ettiğim bir işi yapmak zorunda bıraktı.

Yarın çok daha keyifli bir mevzuda görüşmek üzere...




Kültürlerarası diyalog

Ege Sanaycileri ve İşadamları Derneği (ESİAD) çatısı altında faaliyetlerini sürdüren Avrupa Komisyonu Türkiye Delegasyonu, 2008 Avrupa Kültürlerarası Diyalog Yılı nedeniyle düzenlenen toplantı bugün.

Hilton Oteli’nde gerçekleştirilecek toplantıya Avrupa Komisyonu Türkiye Delegasyonu Başkanı Marc Pierini ve Devlet Bakanı Prof. Dr. Mehmet Aydın da katılacak. Türkiye’nin tam üyelik sürecinin masaya yatırılacağı bu önemli buluşmaya TÜSİAD AB Temsilcisi Dr. Bahadır Kaleağası, “Avrupa Değerleri Tam Üyeliğin Önünde Bir Engel mi?”, “Farklılığı Paylaşarak Birlik” konusunda kültürlerarası diyalog üzerine Avrupa Komisyonu’na danışmanlık yapan Dr. Traugott Schoefthaler, “Ege-Türkiye-Avrupa Üçgeninde Kültürlerarası Diyalog”, Türk Korkusu adlı kitabın yazarı Yrd. Doç. Dr. Özlem Kumrular, AKŞAM Gazetesi İzmir Temsilcisi olarak bendeniz, İzmir kökenli olan uzun yıllar AB Komisyonu’nun Türkiye Masası’nda görev yapan ve genişlemeden sorumlu üyeler Günter Verheugen ve Olli Rehn’in danışmanlığını üstlenen, tayin edildiği Fas’ta menfur bir cinayete kurban giden Missir de Lusignano’nun kız kardeşi Gazeteci-Yazar Laetitia Missir ile babası Uzman Dr. Livio Missir da sunumlarıyla katkıda bulunacak. AB deyince Türkiye’de akla ilk gelen isimlerden AB Uzmanı Dr. Can Baydarol da, konuşmacılarla diyaloğun yaşanacağı interaktif bölümde moderatör olarak görev yapacak.

ESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Sıtkı Şükürer, Türkiye’nin AB’ye tam üyelik sürecinde düzenledikleri bu önemli organizasyonla, Avrupa Kültürlerarası Diyalog yılında aday ülke Türkiye’nin ve Avrupa değerlerinin kamuoyunda daha iyi anlaşılmasına katkıda bulunmayı hedeflediklerini söylüyordu.
 
< Önceki   Sonraki >