Nedim Atilla nın Food in Live Dergisindeki yazılarına bu linkten ulaşabilirsiniz.
Nedim Atilla 'ya Twitter 'dan da ulaşabilirsiniz
nedim atilla
Anasayfa arrow Günlük Yazılar arrow İzmir Ticaret Odası 'ndaki 80 yıllık sergi...
İzmir Ticaret Odası 'ndaki 80 yıllık sergi... Yazdır E-posta
Pazar, 14 Eylül 2008
Geçen pazartesi (8 Eylül) sabah toplantısını bitirip neredeyse uçarak İzmir Ticaret Odası’na gittim... İzmir Ticaret Odası tarafından düzenlenen “ 80. Yılında İzmir 9 Eylül Sergisi” nin açılışına yetişmeye...  Tören bazı önemli kişilerin gecikmesi nedeniyle bir miktar ertelendi ama biz Fikret Yılmaz Hoca’dan sergiyi dinledik, gezdik, gördük... Önceki gün de Akşam Ege’de genişçe yer aldı sergi... 1923 yılında İzmir’de toplanan 1. İzmir İktisat Kongresi ile eş zamanlı olarak “Yerli Malları Numune Sergisi” düzenlendiğini ve bu sergide, Mustafa Kemal Atatürk’ün İzmirlilere, “Bu kentte fuarlar sergiler düzenleyin” dediğini unutmamak gerek...

İTO Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Demirtaş serginin amacını anlatırken, “Sadece İzmir’in değil ülkemizin de fuarcılık konusunda en eski kurumu olan İEF’nin başlangıcını, İzmir Ticaret Odası tarafından 1927 ve 1928 yıllarında düzenlenen 9 Eylül Sergileri oluşturmaktadır. Odamızın, o zor yıllarda sınırlı imkânlarını zorlayarak 9 Eylül Sergilerini gerçekleştirmesinden ve İzmir’in fuarcılık geleneğini başlatmasından, bugün de Oda olarak gurur duyuyoruz. 80. Yılında İzmir 9 Eylül Sergisi ile Odamız tarihinin en önemli olaylarından birisini İzmirlilere aktarmak istedik” diyordu

Serginin küratörlüğünü yapan, metinlerini ve kurgusunu hazırlayan İTO Danışmanı ve Dokuz Eylül Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Fikret Yılmaz ise sergi hakkında verdiği bilgide; sergi için geniş bir kaynak taraması yaptıklarını söylüyordu. Dr. Yılmaz, “Geçtiğimiz aylarda yayınladığımız İzmir Ticaret Odası Karar Defterleri’nde serginin hazırlanışına, tüzüğünün kabul edilmesine, kaynak ayrılmasına ilişkin çok geniş bir bölüm yer alıyordu. Bunların yanı sıra o dönemin gazetelerini, İzmir Ticaret Odası tarafından yayınlanan dergileri, sergi adına bastırılan pulları madalyaları kullandık” dedi. Dr Yılmaz, bu sergiyi belirtilen kaynaklar dışında İzmir ve İstanbul’daki koleksiyonerlerin ellerindeki pul, madalya, fotoğraf ve benzeri malzeme ile desteklediklerini belirterek, destek olan kurum ve kişilere teşekkür etti.

İTO fuayesinde İzmir’in tarih yolculuğuna sizi çıkarak güzel bir sergi ve hemen üst katında nefis bir ticaret müzesi var. Hala görmediyseniz kaçırmayın derim...




Gönlümüzü aramak

Geçen hafta bir de Urla Gönüllüleri Etkinliği vardı ama yetişemedik. ODTÜ Felsefe Bölümünden Prof . Dr. Ahmet İnam, ‘Gönlümüzü aramak” başlığını taşıyan bir sunum gerçekleştirdi Urla’da. Günlük hengame içinde atladık, yetişemedik. Ahmet İnam mantık, bilim felsefesi, bilgi teorisi başta olmak üzere, felsefe tarihi, kültür felsefesi ve ahlak felsefesi alanlarında çalışmalarını sürdürüyor. Amacı, çağımızdaki insanı, bilim, sanat, din ve kültür etkinlikleri içinde kavramaya çalışmak... Her Cuma yazılarını okumaktan büyük keyif aldığımız Prof. Dr. Ahmet İnam’ı daha iyi tanımanız için ODTÜ’nün web sitesi içindeki kişisel sayfasına girmeniz gerek.

Antik çağ Klazomenaisi’nde verdiği konferans nedeniyle Hoca’yı son yazdığı yazılardan birinden birkaç cümle ile tanıtmaya çalışalım ve selamlayalım: Teori sözüyle tiyatro sözünün kökenleri Batı dilinde Eski Yunan’a gider ve aynı kökten gelir. Teori de seyretme demektir. Dokunmadan, etkilemeden bir şeyi seyrederek anlama düşüncesi Eski Yunan’da vardı. Tragedyalarda, oynanan manzum eserlerde, sahnede koro yer alıyordu ve bu koro sahnede oynanan oyunu yorumluyordu. Demek ki Yunanlı bir yandan oyunu seyrediyor ama oyunun içinde oyunun yorumunu da seyrediyor. Oyunun içindeki hareketlerin, kahramanların, karşılıklı etkileşimin yorumu da seyirci tarafından dinlenilmiş, öğrenilmiş oluyordu. Bu onlarda bir dinleme, yorumlama, eleştirme tutumunu zaman içinde geliştirdi. Eski Yunan felsefeyi kendi kültürüne katmayı başardı; çünkü Eski Yunan’da seyretme geleneği vardı. 40-50 bin kişilik bir polis yani kent devlet, 20 bin kişilik tiyatroya sahipti, birçok insan tiyatroya gider, orada oyunları seyrederdi. Büyük bir sabırla seyretme ve dinleme terbiyesi bir kültüre yerleştiği zaman dünyaya belli bir seyir tavrıyla bakabiliyorsunuz.
 
< Önceki   Sonraki >