Nedim Atilla nın Food in Live Dergisindeki yazılarına bu linkten ulaşabilirsiniz.
Nedim Atilla 'ya Twitter 'dan da ulaşabilirsiniz
nedim atilla
Anasayfa arrow Günlük Yazılar arrow Gediz 'i öldürdük!
Gediz 'i öldürdük! Yazdır E-posta
Cumartesi, 13 Eylül 2008
Binlerce yıldır tertemiz akan bir suydu Gediz... Son 20-30 yılda öldürdük... İlk farkına varan gazeteci ustamız Özdemir Hazar’dı... Elindeki bastonuyla son günlerine kadar Gediz’i kirletenleri yakalamaya çalışan Hazar’ın aklıma gelen ilk görüntüleri hep böyleydi... Evet... Gediz Nehri’nde meydana gelen balık ölümlerini çevre köylüleri ölümlerin Gediz Nehri üzerinde bulunan Uşak Organize Sanayi Bölgesi’nden (UOSB) arıtılmadan bırakıldığı iddia edilen kirli suyun neden olduğunu söylüyorlar. Uşak Valisi Kayhan Kavas ise konuyu araştırdıklarını ifade ederek “Suçlu varsa cezasını çeker” dedi.

Yıllarca Gediz Çayı üzerinde tarım yapıp serinlemek için yaz aylarında çaya girdiklerini söyleyen Kuyucak köyü sakinlerinden Birol Karlı’nın dediklerine kulak vermek gerek: “1980’li yıllarda Gediz Çayı tertemiz akıyordu. Bu bölgeyi biz 2. Gediz Çayı olarak adlandırıyoruz. Organize kurulduktan sonra çay kirlenmeye başladı. Son 6 yıldır çaydan hayvanlarımızı bile sulayamaz hale geldik. Sadece Uşak il sınırları içerisinde çay üzerinde kurulu 10 adet köy var. Yüzlerce köylü bu çaydan ekmek yiyordu. Artık bu çayda hayat kalmadı. Her şey bitti. Organize Sanayi Bölgesi’nde arıtma tesisi kurulduğunu söylediler ve çalışıyor diye reklam yaptılar. Madem arıtma çalışıyor bu kirlilik nereden geliyor, bu balıklar neden ölüyor. Organize buraya yaklaşık 30 kilometre uzaklıkta. Biz organizeden kirli su bırakıldığını adımız gibi biliyoruz”

Birol Karlı, son olarak Uşak Valisi Kayhan Kavas ve milletvekillerine seslenerek, “Sayın valim gelsin buradaki katliamı kendi gözleriyle görsün. Bize arıtmanın çalıştığını Uşak’ın Gediz Nehrini kirletmediğini söylüyorlardı. Gelsin balık ölümlerini, canlı yaşamının ne hale geldiğini ve çevreye verdikleri zararı kendi gözleriyle görsün. Milletvekilleri o büyük büyük iş adamları ve büyük bakanlıklar bu işe bir çare bulsun “demiş... Uşak Valisi Kayhan Kavas’ın bu konuyla ilgileneceğinden kuşkum yok. Ama sırtlarını siyasilere dayamış olan emrindeki bir takım “müdürlerin” dedikleriyle yetinmeden bizzat uğraşması gerek Sayın Vali’nin... Başka Gediz yok...




EGİAD’ın alkışlanacak girişimi...

GEÇEN haftanın bizce en önemli girişimlerinden biri, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü Urla Kampüsü’nde kurulması planlanan İzmir Teknokenti’ni işletecek şirketin kurulması için Fransız teknopark işletici şirketi CICOM ve Ege Genç İşadamları Derneği arasında anlaşma imzalanmasıydı. Dün bizim Hulusi Berik de yazdı, kent için önemli bir gelişme gerçekten.

CICOM CEO’su Alain Andre, CICOM’un, 1967 yılında Güney Fransa’da kurduğu Sophia Antipolis Teknokenti’nin ulaştığı büyüklük hakkında bilgi verdi. Dünyanın türlü bölgelerinde yatırımlarının bulunduğunu, bir süre önce yaptıkları görüşmede EGİAD üyelerinin istekliliğini ve heyecanını görerek, İzmir ile ilgilenmeye karar verdiklerini dile getiren Andre, yaptıkları inceleme sonrası İzmir’de çok olumlu ve avantajlı bir ortamla karşılaştıklarını söyledi.

Gerçek altın madeni

Andre’nin altın madeni benzetmesi de yerindeydi: “Bir altın madeninin içinde oturuyorsunuz ama farkında değilsiniz. Bu kadar pozitif nokta var, peki yıllardır bu yatırımın olmamasında eksik olan ne? Bu yemeği pişirecek bir aşçı. Biz bunun için buradayız. Eylül-Ekim gibi projeyi harekete geçireceğimizi umuyorum.”

İzmir’de kurulacak teknoparkta, dünyanın diğer teknoloji bölgelerinde kullanılmayan yenilenebilir enerji teknolojileri denenecek. Andre, “Rüzgar, güneş ve jeotermal enerji konusunda kaynakların bulunduğu bu bölgede, bu konuda yatırımlar yapmak doğru olur. Türkiye, artık diğer ülkelerin takipçisi değil teknoloji üreten ve kendi planlarını yapan bir ülke olmalıdır” diyor. EGİAD Başkanı Cemal Elmasoğlu ise imzalanan anlaşmayla hisselerinin yüzde 25’i EGİAD’ın belirleyeceği ortaklara, yüzde 75’i ise CICOM’a ait olacak bir işletici firmanın kurulacağını ve İZTEKGEB ile de anlaşmanın imzalanması sonrası çalışmalara başlanacağını anlattı. Bölgede, başlangıçta 4 milyar dolar yatırımla yaşam alanlarını da içeren bir teknokent oluşturacaklarını dile getiren Elmasoğlu, belirledikleri iş takvimine göre 2009 yılı aralık ayında ilk işletmenin faaliyete geçmesini hedeflediklerini söylüyordu.
 
< Önceki   Sonraki >