Nedim Atilla nın Food in Live Dergisindeki yazılarına bu linkten ulaşabilirsiniz.
Nedim Atilla 'ya Twitter 'dan da ulaşabilirsiniz
nedim atilla
Anasayfa arrow Günlük Yazılar arrow İEF 'ye yeniden bakmak...
İEF 'ye yeniden bakmak... Yazdır E-posta
Cuma, 05 Eylül 2008
Son açıklamalara göre geçen Pazar akşamı kapanan İEF’i bu yıl 1.5 milyon kişi gezdi. Bu kişilerin yüzde kaçı İzmir dışından gelmişti, yüzde kaçı yabancı ülke vatandaşıydı, yüzde kaçı ulusal ya da uluslararası ticaret yapma girişiminde bulundu bilemiyoruz. Açıklanan rakamlardan yönetim memnun... Ama İzmirli memnun mu? Şimdi kafamızı iki elimizin arasına alıp geleceği düşünme zamanıdır... Fuar için “özlemli” (nostaljik yerine bu sözü daha çok seviyorum) muhabbetleri geçen hafta yaptık, şimdi ise durum değerlendirmesi yapmak gerek.

Önce bizim meslek açısından bakalım. Şunu çok iyi biliyorum ki geçmiş yıllarda bölge gazeteleri başta olmak üzere tüm gazeteler özel fuar ekleri hazırlarlardı. Bu bile ekonomik canlılık bir gösterge idi... Bizim reklâm servisindeki arkadaşlara sordum bir-iki ekonomi gazetesi dışında kimse fuar için özel bir ilave hazırlamamış.

Eskiden fuar boyunca otellerde eşe-dosta yer bulmak için sürekli ricacı olurduk. Bu yıl araştırdım öyle bir doluluktan söz eden yoktu. Fuar’ı her yıl, başından sonuna yaşayan ve her yıl biraz daha “kan kaybedildiğini” söyleyen bir dostum var. Kendisi İzmir’deki büyük bir üretim grubunun temsilcisi... Arkadaşımın ismini burada verecek değilim merakım fuar yönetiminin bir anketle tüm katılımcıların fuardan hoşnut olup olmadıklarını öğrenmek için bir şey yapıp yapmadıkları..

Aslında açılışta Başkan Kocaoğlu’nun tanımı ne güzeldi: “İEF Cumhuriyet tarihi ve Mustafa Kemal Atatürk’le başlayan aydınlanma devriminin, iktisadi alana yansıyan en önemli adımlarından birisidir. İEF’nin sadece ekonomik boyutuyla değil, sosyal ve kültürel anlamda da bir vakadır. Anadolu insanı, dünyayı bu fuarla tanımıştır”. Evet aynen öyledir ama başkan dediklerini yerine getirebilecek midir? TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ise İzmir’in bugüne kadar bir Avrupa şehri olduğunu ispat ettiğini, EXPO 2015 adaylığı ile adını dünyaya duyurduğunu hatırlatıyordu ama bütün bunlar 77. İEF’nin yeterli olduğu anlamına gelmiyor.

Bendeniz özel olarak fuarın kültür-sanat boyutundan keyif aldım, İzmir’i sadece benim çevremde oluşan insanlardan oluştuğunu kabul ederseniz “bir canlılık” yarattığının da tanığı olduğumu söyleyebilirim. Bütün bunlar tamam da İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkan Vekili Jak Eskinazi aynı kanıda değil. Fuarın açılışıyla birlikte her yerde “fuar coşkusundan, yabancı katılımcılardan” söz edildiğini, ancak kendilerinin fuarda yaptıkları tespitlerde resmi beyanların aksi bir durumla karşılaştıklarını söylüyor. Eskinazi, fuara ilişkin yapılan resmi açıklamalarda, 58 ülkeden 252 yabancı firmanın stant açtığının bildirildiğini, ancak kendilerinin bu sayıları 20 ülkeden 72 yabancı stant olarak tespit ettiklerini öne sürüyor. Elbette buna İZFAŞ Yönetimi karşılık verecektir ama İzmir’in kaçırılan EXPO’yu belli ölçüde ikame edecek yeni bir fuar girişiminde bulunması beklenmez mi?

Jak Eskinazi şöyle demiş: “Fuarların temel işlevi ticareti geliştirmektir. Oysa İEF’e baktığımızda ticari boyutun her yıl daha da zayıfladığını görüyoruz. Bu yılki fuar panayır havasında geçiyor. Bando gösterilerinden halk danslarına, bayanlar plaj voleybolundan konserlere kadar pek çok etkinlik düzenleniyor. Fakat bunların hiçbiri fuarın asli görevi olan ticareti geliştirme fonksiyonuna hizmet etmiyor. Öte yandan, fuar alanını işgal eden işportacılar, temizlik ve güvenlik personeli yetersizliği gibi sorunlar bulunuyor. Fuarımız yavaş yavaş ölüyor. Seyirci kalmamalıyız.”

Jak Eskinazi’nin önerilerini İZFAŞ Yönetimi önyargısız eleştiriler olarak kabul etmeli. Ve gelecekteki fuarlar için şimdiden önlem almalı... Başkan Aziz Kocaoğlu da bu görüşte ki hazırlıklara çoktan başlamış. “İlk ürün fuarına dönüşeceğiz. Piyasaya çıkacak ilk ürünlerin, ilk sergilendiği bir fuar için hazırlıklarımızı sürdürüyoruz” diyor. Peki ya sanatçılar? Eskiden yaz geldi mi fuarda sahneye çıkmak en ünlü sanatçılar için bile bir prestij kaynağı idi. Yeniden o günlere dönülecek mi? Başkanın bu konudaki çıtası da çok yüksek: Mevcut fuar alanı artık yetmiyor. Önce yeni fuar alanı ve altyapı. Makyaj arkadan gelecek...




Torba’yı halk kurtarmaya çalışıyor, Göcek ne olacak?

Bu yaz Göcek’e giden herkesin ortaklaşa yazdığı bir mevzuydu, “Böyle giderse 10 sene sonra Göcek diye bir yer kalmayacak...” Göcek’e tekne bağlamak için para bile alınmasını önerenler oldu ki kendilerine aynen katılırım...

Geçen hafta gözlerden kaçan bir eylem de Bodrum’un cennet köşelerinden Torba’da yaşandı. Mavi bayraklı Torba Koyu’nda, yoğun çevre kirliliği nedeniyle denize giremeyen tatilcilerin isyanı ve çevrecilerin eyleminin ardından Sahil Güvenlik Komutanlığı karaya çok yakın demir atan ve haftalarca yerlerinden kımıldamayan yatları açık denize çekti. Ne kadar açık denizde kaldılar bilemiyorum...

Torba Güzelleştirme ve Koruma Derneği Başkanı Asiye Gençağaoğlu 20 yıl önceye kadar tertemiz olan Torba Koyu’nun artık cehenneme döndüğünü söylüyordu. Benzeri durumlar birçok kıyıda var. Önce nehirleri, ardından gölleri şimdide de denizlerimizi yaşanmaz hale getiriyoruz. Torba’daki mücadele herkese örnek olmalı... Olmalı da cennet Göcek’i kim kurtaracak?
 
< Önceki   Sonraki >