Nedim Atilla nın Food in Live Dergisindeki yazılarına bu linkten ulaşabilirsiniz.
Nedim Atilla 'ya Twitter 'dan da ulaşabilirsiniz
nedim atilla
Anasayfa arrow Günlük Yazılar arrow Kültürpark 'ta sanat
Kültürpark 'ta sanat Yazdır E-posta
Pazartesi, 01 Eylül 2008
77. İEF’in kültür sanat açısından geçen yıllara oranla daha zengin olduğunu söylemek olasıydı. Önceki gecelerde İzmir Sanat’ın bahçesini tamamen dolduran dinleyicilere hitap eden konuşmacılar vardı.  İzmir’in bu yıl ağustos sonuna kalan nemli sıcaklarına karşın konuşma alanlarının tamamen dolması boşuna olmamalı.

İzmir Sanat’ın fuayesinde ise son yılların en ilginç fotoğraf sergisini gezdik. Okan Bayülgen’in Dove’un destekleriyle hayata geçirdiği ve ünlü-ünsüz kadınların en doğal halleriyle çekilmiş fotoğraflarından oluşan ‘Çünkü Gördüğüm En Güzel Kız Sensin’ isimli fotoğraf sergisi çok başarılıydı. Daha önce İstanbul’da sergilenen fotoğraflar büyük ilgi çekmişti. Klişeleri ve tabuları yıkarak, güzelliğin tanımını yeniden yapmanın hedeflendiği Dove Gerçek Güzellik Kampanyası çerçevesinde hayat bulan “Çünkü Gördüğüm En Güzel Kız Sensin” fotoğraf sergisi bu yılın önemli bir zenginliği idi. Kadınların kendilerini çilleri, kıvrımlarıyla sevmesini isteyenlerin bayıldığı bir sergi oldu bu.

Okan Bayülgen, “Onları en doğal halleriyle çekmeye çalıştım. Profesyonel makyaj ya da dijital güzellik hilelerine başvurmadan fotoğrafladım. Kadınları botokslu, photoshoplu güzellik tabularından kurtarmak; kendilerini oldukları gibi kırışıklıkları, çilleri, kıvrımlarıyla sevmelerini ve kabul etmelerini istedik” diyormuş. Bu serginin en güzel yanı bazı İzmirlilerin İzmir Sanatın yolunu öğrenmiş olmaları olacak kuşkusuz.

Bu yılın bir başka ilginç sergisi ise İzmirliler’in daha çok Pakistan Pavyonu olarak bilinen Doğal Taş Müzesi’nde açılan Türk karikatürünün önemli isimlerinden Turhan Selçuk’un “Önce Çizgi Vardı” karikatür sergisiydi. Bu sergi sayesinde daha önce gezme olanağı bulamadığımız müzeyi de gezdik ve Anadolu’nun taş zenginliğine selam durduk.

Sinema Burada

Fuarın önemli sanat etkinliklerinden biri de sinema üzerineydi. Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Güzel Sanatlar Fakültesi Sinema TV Bölümü Başkanı Prof. Dr. Oğuz Adanır’ın dediği gibi dünyada “sol bloğun çöküşü” olarak adlandırılan şeyin aslında paranın iki yüzünü oluşturan “sol ve sağ blokların birlikte çöküşleri” anlamına geldiğini, bu nedenle festivalin temasını “başkaldırı” olarak belirlenmişti.

Etkinlikte Türkiye, Küba, İngiltere, İspanya, İtalya, İran, ABD-Almanya yapımı en az 16 uzun metrajlı film gösterildi. Ümit Ünal, Ömer Uğur, Yüksel Aksu, Türkan Derya ve Aydın Sarıoğlu’nun katılımıyla “Dokuz Eylül’lü Yönetmenler Konuşuyor” ve Hülya Uğur, Nur Sürer ile Şenay Gürler’in katılımıyla “Sinema’da Cinsel Sömürüye Başkaldırı” konulu iki panel düzenlendi. Biz de nasibimizi aldık festivalden, vizyonda göremediğimiz iki filme gitme şansımız oldu.

Nostalji Gazinosu

Bir zamanlar fuar demek gazinolar demekti. Bu yılın halk tarafından en çok ilgi gören programı ise “Nostalji Gazinosu” oldu. 23 Ağustos’ta, Göl Gazinosu’nda başlayan programda, sahnelerin ‘Altın Bülbül’ lakaplı sanatçısı Neşe Karaböcek, assolist olarak mikrofon başına geçti. Alt kadrosunda ise Mustafa Keser, Seyyal Taner, Nurhan Damcıoğlu, Ümit Besen ve Fatih Mühürdar yer alıyordu. Nostalji Gazinosu aslında daha uzun tutulabilecek bir etkinlikti.

Bir fuar daha geride kalırken gelecek yıl için fuar beklentilerimiz çok daha yüksek.




Senin yüzün denize inen sokaklar

Türk şiirinin uç beyini Bodrum’da nüfus kağıdına göre 90, kendisine göre 92 yaşında yitirdik.. İkinci Yeni’nin kurucusu olmanın ötesinde olağanüstü-dışı bir insandı. 1979’da Bodrum’da yaptığı ilk ev o kadar şehrin dışındaydı ki, dönemin modası olan Bodrum filmlerinin çoğuna mekan olmuştu.

Son kez Halikarnas Balıkçısı’nı andığımız 5 yıl önce Oasis’de düzenlenen konferansta dinlemiştik. Balıkçı’ya hiç de bilmediğimiz bir yönden bakarak anlatmıştı onu. En sevdiğimiz, bir dönem gençliğinin dilinden düşmeyen şiirle selamlayalım İlhan Berk’i:

senin yüzün denize inen sokaklar / dörtyol ağızları, su saatleri senin yüzün

ne zaman eğilsem yüzüne ben / yüzün erkenden açan çarşılar

sen ki bir nilüfersin ölçüsüz uyaksız / anla ki beyaz, masmavi hohlarım seni

sanki çok uzun bir şiire çalışıyorum da ben / yüzün ona en uzun uyaklar düşürüyordur

hem kim bilir yüzünden sürülmüş / bir düzyazıyımdır belki de ben
 
< Önceki   Sonraki >