Nedim Atilla nın Food in Live Dergisindeki yazılarına bu linkten ulaşabilirsiniz.
Nedim Atilla 'ya Twitter 'dan da ulaşabilirsiniz
nedim atilla
Anasayfa arrow Günlük Yazılar arrow Türkiye 'de tatil biradan ucuz mu ?
Türkiye 'de tatil biradan ucuz mu ? Yazdır E-posta
Cumartesi, 09 Ağustos 2008
Dünyadaki turizm devleri arasında zaman zaman “zorunlu” birleşmeler gerçekleşiyor. TUI ile birleşen İngiliz Thomson şirketi de, ekim-kasım dönemi için Türkiye’ye haftalık 14 Sterlin’e (30 YTL) turlar düzenlemeye başladı. Nereye mi? Marmaris’te... Bu bir promosyon tabii ki, Thomson’un duyurduğu sınırlı tur paketlerinde bir hafta Marmaris İçmeler’de günlüğü 2 sterline (5 YTL’den bile daha az) tatiller yer alıyor. Aynı fiyatları Yunanistan’ın artık pek gidilmeyen bölgeleri için de uyguluyor. Bu fiyatlara sınırlı sayıda Yunanistan tatil paketleri de hazırlandı. Fiyatlar, İngiliz gazetesi Daily Exppress’te “Gecesi 2 Paund’a fiyat savaşları” başlığı ile manşet olmuş durumda. Haberde “Bir bardak bira fiyatına tatil” yorumu yapıldı. Dünyada kaç ülkede günde 5 YTL’ye “oda kahvaltı” tatil yapabilirsiniz?

Bu tatillerde yüzme havuzu olan, sahile yakın iki ya da üç yıldızlı otellerde kalınıyor. Uçak bileti pakete dahil değil. Ancak tur şirketi ucuz bilet temin etmekte de yardımcı oluyor.

Konuyla ilgili olarak konuşan Thomson sözcüsü; “Her iş alanında olduğu gibi biz de dönem dönem kısıtlı bütçeye sahip olanlar için bu tarz promosyonlar yapıyoruz. Müşterilerimize mümkün olan en iyi şartları sunmaya çalışıyoruz” diyordu...

Bu promosyonlar aslında yöre esnafı için hayati önemde. Zaten işlerin “bitik”, restorandan kuaföre, kuyumcudan kebapçıya kadar her alanda “talep fazlası arz yaratan”, “iki ayda köşeyi dönerim” diye düşünüp dükkana taktırdığı klimanın parasını bile ödeyemeyen esnaf için kurtarıcı olabilir. Çünkü bu kadar ucuza gelen insanlar bütün gün su içecek, bira içecek, en ucuzundan bile olsa tavuk döneri yiyecek... GETOB Başkanı İlhan Açıkgöz’ün dediği gibi “Bu bir realite. Self catering ünitelerini kabul edip, ona göre bir kurgulama yapılırsa, her şey dahilden daha fazla para kazanılabilir”

Her şey dahil 15 dolara tatil yapıldığını bildiğimiz bu bölgede bu işten daha çok para kazanılabilir...




Geç anladığım bir mevzu

Geçen hafta eşimle uzun süredir hasretini çektiğimiz baş başa bir tatil yapabildik. Ama meslek gazetecilik olunca gittiğiniz ülkenin gazetelerini karıştırmadan edemiyorsunuz. Almanya, Danimarka ve Norveç’te de dilini anlasak da, anlamasak da gazeteleri karıştırdık. Bütün gazetelerin ortak ilanları arasında Didim’de, Fethiye’de, Bodrum’da kiralanmak istenen evlerin ilanları vardı...

Fethiye’de 12 bin İngiliz ev satın aldığında “Adamın 15 gün bilemediniz bir ay tatili var, bu tatil için bu kadar parayı verdiğine göre ya emeklilik günlerini yılda 300 gün güneşin olduğu bu güzel memlekette geçirecek onun için yatırım yapıyor ya da parası çok koyacak yer bulamıyor” diye düşünmüştüm.

İlanları görünce “jeton” biraz geç de olsa düştü... Bütün dünya emlak-morgıç krizi yaşıyor bildiğiniz üzere... Sadece İspanya’da 1.5 milyon İngiliz, 2 milyon Alman’ın evi varmış. Ve bu evleri kendi kullandıkları 15 gün dışında pazarlamak istiyorlarmış ve hatta pazarlıyorlarmış. Hem de uygun fiyatlara... Bu yazının içinde gördüğünüz kupürler Türk gazetelerin Avrupa baskılarından kesildi. Avrupa’da yaşayan Türkler için de çok iyi tatil fırsatları. Hem de her şey dahil değil; her şey hariç! Bu işin vergi yükümlülüklerini nasıl hallediyorlar çok merak ettim...




Pamukkale’ye 20 YTL az bile ama

2008 yılı başında 5 YTL olan Pamukkale giriş ücreti, mayıs ayında ani bir kararla 10 YTL’ye yükseltilmişti. İki ay ardından 20 YTL’ye yükseltilen giriş bedeli birkaç ay içinde yüzde 200 oranında artırılmış oldu. Bence bu önemli dünya mirası için bu giriş ücreti az bile. Avrupa’da görüyoruz 10 eurodan aşağı uyduruk bir müzeye bile giremiyorsunuz.

Ancak bu durum turizm acentelerini zor durumda bırakmış... Acenteler paket fiyatlarını aylar öncesinden yurtdışına bildirdiklerinden bu şekilde meydana gelen ani fiyat artışlarını maliyetlerine yansıtamıyorlar. Mazot fiyatlarına gelen zamma rağmen, meydana çıkan fiyat farkını müşterilerine yansıtmadan turlarını gerçekleştirmeye çalışan acentelerden bazıları, bir yandan euronun değer kaybı ile meydana gelen zarar, bir yandan aniden artan ören yeri, park yeri ve konaklama fiyatları üzerine, zararı minimumda tutmak için Pamukkale turlarını çıkarma kararı vermiş. Bence zaten Pamukkale ne kadar az gezilirse o kadar iyi... Üç kuruşa içeri girilmesin ama zam yapılacaksa bu sezon başlamadan çok önce yapılsın ve acenteler de güç durumda kalmasın.
 
< Önceki   Sonraki >