Nedim Atilla nın Food in Live Dergisindeki yazılarına bu linkten ulaşabilirsiniz.
Nedim Atilla 'ya Twitter 'dan da ulaşabilirsiniz
nedim atilla
Anasayfa arrow Günlük Yazılar arrow Orman yakanlara sürekli teşhir
Orman yakanlara sürekli teşhir Yazdır E-posta
Perşembe, 24 Temmuz 2008
Geçen hafta sonu üyesi olmaktan kıvanç duyduğumuz örgütlerden biri olan Mutfak Dostları Derneği üyeleriyle birlikte Fethiye Ölüdeniz’de idik. Fethiye Pazarı’ndan çok yıldızlı otele uzanan lezzet yolculuğunu önümüzdeki haftalarda size anlatacağım.

Keyifli bir hafta sonunu geçirdikten sonra pazar akşamüzeri İzmir’e doğru dönerken Menderes bölgesinden yükselen alevleri ve dumanları gördük. Salı günü bütün bir Ege Bölgesi’nin en büyük yangını ile karşılaştığımızı söylüyordu bilançolar. Daha geçen seneki Sabuncubeli-Çiçekli Köy yangınının nasıl çıktığını anlayamadan böyle bir büyük yangınla karşılaşmak çok üzücü. Önce kentin kuzeyi yakıldı, ardından güneyi... Sonra da İzmir neden çölleşiyor diye kara kara düşünmekteyiz. Bulunduğumuz bölge Türkiye’nin orman yangınları bakımından en riskli bölgeleri, Akdeniz ve Ege sahilleriydi... Geçen yıl yanan araziler kel kel bakıyordu bize... Bu yıl daha çok orman yangını çıkmış. Zaten Türkiye yüzölçümünün yüzde 27.2’sini oluşturan orman varlığının tamamı yangın tehdidi altında.

Orman Genel Müdürlüğü’nün son yangın raporuna göre, 2007 yılının 19 Haziran tarihine kadar 979 hektarlık alan yanarken bu yıl rakam 1013 hektara çıkmıştı. Buna temmuzda çıkan yangınlar dahil değil. Hele şu geçen hafta Soma’da çıkan ve yetkili açıklamasına göre aynı anda 4 yerde birden başlayan yangını anlamak olası değil. Menderes yangını üzüntümüzü katladı.

Rezil edici listeler

Orman Bakanlığı’na önerim yangın çıkartanlar için ‘Rezil edici liste’ yayımlamaları... Sürekli teşhir yaratılmalı... Başka hiçbir suç için bunu isteyemem ama orman suçları için istiyorum. Her yıl mart-ekim ayları arasında gazetelere ilan mı verirler, yoksa TV’lerde mi yayınlarlar bilmiyorum ama mutlaka medyayı kullanarak orman yangını çıkardıkları mahkeme kararı ile kesinleşenlerin listesini yayınlamalılar. Şu ilçeden, şu köyden şu isimli kişi geçen yıl şu kadar ormanı yakmıştı. Adam hapisten çıkıncaya kadar sürmeli yayın. Nasıl olsa orman suçları da af kapsamı dışında...

Dünya ve ülkemiz daha da kuraklaşıyor, bundan sonra daha çok orman yangını ile karşılaşabiliriz. Burada karşılıklı riskler de büyüyor, yangın çıktıkça daha hızlı çölleşiyoruz, çölleştikçe çıkan yangınlarda kaybımız daha da büyük oluyor.

Bu arada şunu da belirtmeliyim... İspanyol dostlarla konuşuyorduk, onların da orman yangını derdi var. Yangın söndürmek için kullandığımız yöntemler çok pahalı. En küçüğünden en büyüğüne kadar bütün yangınlara savaşa gider gibi gidiyoruz. Türkiye’de yangın ekonomisi mantığı yok... Bu arada yanan yerleri hemen düzeltme çabası da anlamsız. Yangın yeri zenginleri yaratılıyor. Yangın çıkan bölgeye ‘ekipleri’ ile gelen bu kişiler hemen temizlik yapıyorlar. Ama geçen yıl İzmir Ticaret Odası’nın davetlisi olarak gittiğimiz Yunanistan’ın Kalamata kentinde de görmüştük. Yanan yerleri ‘doğanın kendine gelebilmesi için öylece bırakmak bazen daha hayırlı. TEMA’nın kurucusu ‘Erozyon Dede’ Hayrettin Karaca yıllarca ‘yanan ormanlara dokunmayın’ dedi durdu ama kimseye derdini dinletemedi.

TEMA’nın önerileri

Bu arada bu yıl da TEMA Vakfı orman yangınlarıyla mücadele için öneriler sıraladı. Liste şöyle oluşuyor:

  • Yangın çıkmadan önce tedbir almayı hedefleyen Yangın Eylem Planı hazırlanmalı ve uygulamaya konmalıdır.

  • Halkı orman yangınlarına karşı bilinçlendirecek kampanyalar düzenlemeli.

  • En az bir hafta öncesinden yangın çıkabilecek alanlar hesaplanmalı, hassas alanlar önceden pikniğe kapatılmalı.

  • Görevli bakanlık personelinin yanında orman köylülerinin yangın gözetleme çalışmalarına daha aktif katılımda bulunmaları ve halkın gerekli ihbar birimlerine nasıl ulaşacağını öğrenmesi sağlanmalıdır.

  • Türkiye, 21 milyon hektarlık orman alanına 11 uçak ve 24 helikopter ile müdahale ederken komşumuz Yunanistan’da 6 milyon 500 bin hektarlık orman alanına 45 uçak ve 14 helikopter düşmektedir.

  • Ormanın belirli yerlerine yanmaya mukavemet gösteren ağaç türleri dikilmeli...




    İki jeolojik parkımız oluyor

    Dünyada yükselen turizm trendlerinden biri de ‘jeolojik parklar’. Bunların en ünlülerinden biri de Midilli Adası’nda, her görüşümüzde heyecanlandığımız ‘Fosil Orman’. Geçen haftaki seyahatimiz sırasında öğrendiğimize göre Sedir Adası da ‘Jeolojik Park’ haline dönüştürülecek. Tam bu haberi almışken Prof. Yılmaz Savaşçın aradı, Kula’nın da bir “Jeolojik Park” ilan edilmesi için AB’den gerekli fonları bulduklarını bildirdi. Gökova Körfezi’nde mavi yolculuğun önemli duraklarından biri olan ve Kleopatra Adası olarak da tanınan, küresel kumlarıyla ünlü antik (Kedrai) Sedir Adası, Avrupa Birliği Gökova Projesi kapsamında “jeolojik park”a dönüştürülüyor. Avrupa Birliği Gökova Projesi Koordinatörü, Muğla Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Atila Yücel, “Adadaki Kleopatra Plajı’nın ünü bütün dünyada biliniyor. O nedenle, her yıl yaklaşık 100 bin yerli ve yabancı turist bu plajı ziyaret ediyor. Ziyaretçilere plajın tarihsel özelliklerini anlatacağız” diyor.

    Prof. Savaşçın’ın da yıllardır Kula için belediye başkanı ile birlikte nasıl da çalıştığını biliyorum. Bunlar iyi haberler değil mi?
  •  
    < Önceki   Sonraki >