Nedim Atilla nın Food in Live Dergisindeki yazılarına bu linkten ulaşabilirsiniz.
Nedim Atilla 'ya Twitter 'dan da ulaşabilirsiniz
nedim atilla
Anasayfa arrow Günlük Yazılar arrow Kalkınma kurulunun daha işlevsel hale gelmesi için...
Kalkınma kurulunun daha işlevsel hale gelmesi için... Yazdır E-posta
Perşembe, 28 Aralık 2006
Geçen pazartesi günü öğleden sonrasını İzmir’in geleceği için son derece de önemli gördüğümüz Kalkınma Kurulu toplantısı için Büyükşehir Belediye Meclis Salonu’nda geçirdik... Bizim katılamadığımız bir önceki kurul toplantısında İKA’nın Yönetim Kurulu’nun bulunmaması tepkilere yol açmış, bu nedenle yöneticiler de başta Vali Köksal olmak üzere tam kadro toplantıya katılmışlardı. Toplantıya Ön Bölgesel Gelişme Planı ile İzmir’in Unesco listesine girişi damgasını vurdu.

 

İzmir’in yeni vizyonu

Önce İzmir’in değişen vizyonuna dikkat çekmek isterim. Yıllardır İzmir’in özetle “kongreler, fuarlar, turizm kenti olma” vizyonunda belirgin bir değişiklik göze çarpıyordu. Bence başta bu tartışılmalı. DPT uzmanları tarafından hazırlanan “Ön Bölgesel Gelişme Planı-Beşinci Taslak”ta İzmir’in “yeni” vizyonu şöyle tanımlanıyordu:

“Zengin doğal tarihi, kültürel ve insan kaynaklarını yenilikle bütünleştiren, rekabet gücüne sahip, yaşam kalitesi yüksek bir dünya kenti olmak”

Devlet Planlama Teşkilatı tarafından hazırlanan İzmir Kalkınma Ajansı’nın iki yıllık yol haritası tartışmalara yol açarken bence bu vizyon da tartışılmalı. Belki aynen kalacaktır ama Kalkınma Kurulu’nun işlevselliği için bu tartışma gereklidir... Söz aldığımızda belirttiğimiz gibi ‘kent için yapılan SWOT analizi de yeniden güçlü ve zayıf yanlarla, şehir için fırsat ve tehditlerin neler olduğu da kalkınma kurulu üyelerine tek tek sorulmalıdır’.

Ankara bağlamaz

Bizim EXPO konusunda söylediğimiz “Ankara’da oturup İzmir için karar vermeyi tartışmak” kurulda da gündemdeydi. Bazı üyeler “Ankara’nın verdiği kararların kendilerini bağlamayacağını” söylediler.

Kuruldaki en tutarlı konuşmalardan birini, Yönetim Danışmanı Ali Nail Kubalı yaptı. Kubalı, kurulan ajansın kendi kararlarını kurulda alması gerektiğini “Kalkınma ajansı merkezi hükümetin aldığı kararlara yön vermelidir. Bakanlıklardan birinin yatırım yapacağı zaman biz adres göstermeliyiz. Yatırımların öncelik sırasını da biz belirlemeliyiz. Burada 100 kişi bütçede bulunan 16 milyon YTL para için mi bir araya geldi. Bu kadar parayı biz zaten kendi firmalarımızda yönlendirebiliyoruz. Alınacak kararlar hükümetin yatırımlarına yön vermeyecekse zamanımı boşuma kaybetmem. Bizim amacımız şehrin 20-30 yıl geleceğini etkiyecek kararları sağlıklı şekilde almak. Yirmi günde yapılan çalışma ile bir sonuca ulaşamayız 10 kez ölçüp 1 kez biçmeliyiz” sözleriyle anlatmaya çalışıyordu.

İZSİAD Başkanı İlknur Denizli’nin Devlet Planlama Teşkilatı Uzmanı Murat Kara’ya sorusu da hayli ilginçti: “Bu plan taslağını DTP internet sitesini açarak biz de yapabilirdik. Antalya’da olan liman potansiyeli İzmir’de de var yapacağımız plan başka illere örnek olmalıdır. Fark nedir? Şehrin 50 yılını düzenleyecek olan bu plan oldu bittiye getirilmemeli, yaptık oldu denmemelidir” diye konuştu.

Bizce toplantının en can alıcı tercihi Vali Köksal’dan geldi... Vali Bey, “Bu plan sadece taslak halindedir. Hukuki geçerliliği yoktur. Üzerinde değişiklik de yapılabilir” diyordu. Bu tartışmalar üzerine de Kalkınma Kurulu Başkanı Necip Kalkan da planın 10-15 gün içinde yeniden görüşülmesine karar verdi. Bizce de doğru olanı bu. Kalkınma Kurulu bu planı çok iyi tartışmalı...

 

--------------------------------------------------------------------------------

 

UNESCO listesine girecek miyiz?

KalkInma Kurulu’nun bizce plan kadar önemli bir yatırımı da İzmir tarihsel kentinin UNESCO listesine alınması idi... Pek kolay bir iş değil... Size önce başka bir bilgi vereyim... Geçtiğimiz temmuz ayında Lituanya’nın başkenti Vilnius’ta bir toplantı yapıldı.

UNESCO Dünya Mirası Komitesi’nin üyeleri İstanbul’dan gelen bir heyetle görüştü.

Konu, İstanbul’un UNESCO “dünya mirası” listesindeki durumuydu. Neyse ki, “dünya mirası” listesinden çıkartılma tehlikesiyle karşı karşıya olan İstanbul’a Vilnius toplantısında 2 yıllık bir süre daha tanındı. Ama İstanbul’un “tarihi yarımada”da gerekli çalışmaları yapması koşuluyla.

Geçen ay içinde bir yazımda belirttiğim gibi İzmir’in böyle bir hayalinin olması bile pek güzel... Zaten İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Necmi Çalışkan’ın verdiği bilgiler de bu anlamda önemliydi.

Projeyi hazırlayan İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Demirtaş’ın “Proje, sahip olduğumuz kültürel mirasın evrensel yaptırım mekanizmaları kontrolünde gelecek kuşaklara aktarılması için etkin bir yöntem olacaktır” sözlerine atıfta bulunmak isterim. Ekrem Bey’in bu tavrı çağdaş kentçilik için son derece önemli... UNESCO’nun da onaylayacağı bir tavır. İstanbul yıllardır “evrensel yaptırım mekanizmaları”na direniyor...

UNESCO listesine girebiliriz... Ama önce 16 bin kişilik Roma Tiyatrosu’nu ayağa kaldırarak...

 
< Önceki   Sonraki >