Nedim Atilla nın Food in Live Dergisindeki yazılarına bu linkten ulaşabilirsiniz.
Nedim Atilla 'ya Twitter 'dan da ulaşabilirsiniz
nedim atilla
Anasayfa arrow Günlük Yazılar arrow Bölgenin lider ülkesi olmak
Bölgenin lider ülkesi olmak Yazdır E-posta
Salı, 26 Aralık 2006
Küreselleşme galiba önce uluslararası işbölümünün gelişmesi demek... Sonra da tüketicilerin daha geniş ürün çeşidine daha düşük maliyetle erişimini sağlamak demek. Birikimlerin kullanımında ve kaynak dağılımında daha adaletli olma girişimlerine karşın ekonomik büyümeyi ve toplumların daha mutlu olmasını sağlamak da hedefleri arasında... Ne kadar başarılı olabileceğini görebileceğiz.

Hafta sonu Metro AG’nin konuğu olarak iki günlüğüne Suriye’de idik... Daha sonra da grubun Gaziantep mağazasının açılışının tanığı olduk. Suriye’ye üçüncü gidişimiz. Her gidişimizde biraz daha değiştiğini görüyoruz... Türkiye ile artık ‘daha çok dost’ olmaya özen gösteren bir ülke... Haritalarından eski bir obsesiondan kurtulduklarını Hatay’ı çıkardıklarını gördük. Halep Valisi geniş bir heyetle Gaziantep’in dün kutlanan, gazi şehrimizin Fransız işgalinden kurtuluşunun yıldönümü kutlamalarına katılmak üzere ülkesinden ayrılıyordu... Suriye de, petrol sahibi olmasına rağmen kalkınmayı bir türlü başaramayan ülkeler arasında yer alıyor. Türkiye gibi nüfusunun yüzde 99’u müslüman olan, inançlarından taviz vermeden piyasa ekonomisine dayalı, laik bir demokrasi ile kalkınan ülke elbette onlar için de örnek teşkil ediyor. Gaziantep’in büyümesi ve gelişmesi için inanılmaz çaba harcayan ve bir Egeli olarak ‘Neden bizim böyle bir bakanımız yok?’ diye sormamıza neden olan Devlet Bakanı Kürşat Tüzmen, ‘Gaziantep sadece Güneydoğu’nun değil, bütün bu bölgenin Suriye ve Irak’ın da lider ülkesi olacaktır’ diyor... Zaten Gaziantep’e gelen bir Suriyeli kendini New York’a gelmiş hissedebilir...

Türkiye son 20 yıl içinde çok boyutlu ve büyük bir değişim yaşadı... Cari açık nedeniyle istikrarlı ve sürdürülebilir bir büyüme performansı yakalamamıza rağmen her an kriz kaygısı yaşıyorsak da yolumuz doğru bir yol... Bütün iş jeostratejik öneminin imkân ve avantajlarını Gaziantep örneğinde olduğu gibi kullanır hale gelebilmemiz. Türkiye, uzun yıllar enflasyonist politikaların ağır yükü altında ezilmiş bir ekonomiyi, gelişmiş ekonomiler seviyesine taşımanın zorlu mücadelesini veriyor.

Dünya hızla değişiyor... Ülkemizin küresel sistemde etkili bir konum edinebilmesi, bu konumu koruyabilmesi ve giderek sürecin belirleyicileri arasında yer alabilmesi, yeni düzenin sunduğu fırsatlardan zamanında ve en üst düzeyde yararlanabilmesine ve riskleri yok edebilmesine bağlı...

Türkiye önümüzdeki dönemde, küreselleşmenin avantajlarından en üst düzeyde yararlanabilmek, kalkınmış bir ülkenin özgür yurttaşlarına sahip olmak ve etkili bir dünya devleti olabilmek için makroekonomik istikrarı kalıcı kılmak, ekonominin rekabet gücünü ve büyüme potansiyelini daha da güçlendirmek durumunda...

Gaizantep’ten İzair’in uçağı ile İzmir’e aktarmasız uçmanın keyfini çıkarırken işte bunları düşünüyordum. İzmir’in “küresel aktör” olabilmesi 2007 iyi bir fırsattır...




İzmir Kalkınma Kurulu...

Bu yazıyı tamamlar tamamlamaz İzmir Kalkınma Ajansı Kalkınma Kurulu’nun toplantısı için Büyükşehir Belediyesi Meclis Salonu’na gideceğim. Bugünkü toplantının gündeminde İzmir Yerel Gündem 21 tarafından hazırlanan “İzmir’in Göç Yönetimi” başlıklı madde ile İzmir Ticaret Odası tarafından hazırlanan İzmir’in Tarihi Kent Merkezi’nin UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne dahil edilmesi için gerekli girişimlerin yapılması da yer alıyor.

İzmir Kalkınma Kurulu’nun çok daha yararlı ve işlevsel bir hale gelmesi gerektiğini düşünenlerdeniz. Bu konudaki görüşlerimizi bu toplantı izlenimleri ile birlikte sunacağız.
 
< Önceki   Sonraki >