Nedim Atilla nın Food in Live Dergisindeki yazılarına bu linkten ulaşabilirsiniz.
Nedim Atilla 'ya Twitter 'dan da ulaşabilirsiniz
nedim atilla
Anasayfa arrow İzmir Yazıları arrow Truva filmiyle kaçan fırsat...
Truva filmiyle kaçan fırsat... Yazdır E-posta
Perşembe, 16 Ağustos 2007

Türkiye'nin en büyük haber portalı bile 'haberinin' daha ilk satırında 'Smyrnalı Homeros' diyorsa yapacak pek fazla bir şey yok diye düşünebilir insan... Portal, 'Truva filmi' haberine mahreç olarak devletin ajansının rumuzunu koymuş, haberin orijinalini göremedim, ajans mı öyle yazmış, yoksa portalı hazırlayan arkadaşlar mı öyle yazmış bilmiyorum. Bugünlerde dostlarla sohbet ederken bir espriyi yineliyorum, 'Arkadaşlar Hollywood'da nihayet İzmirli bir senaristin filmi gösterimde' diye...

 Evet eski adı Smyrna da olsa, Homeros'tan hepimizin 'İzmirli' diye söz etmesi gerek. Homeros'un hemşehrimiz olmasından kazancımız çok fazla...

Homeros'u reddetme konusunda mürtecilerle, bir grup ırk devletçisinin aynı çizgide buluşuyor olmasını da şaşırtıcı bulmadığımı belirtmeliyim. Bu konuyu daha sonra yine yazacağım. Şimdilik şunu söyleyeyim: Homeros, Melesigenes'ti yani kendini Meles çayının oğlu olarak tanımlıyordu yani öz be öz İzmirliydi...

Filmi izledim, çok uzun buldum. Plato olarak kullanılan Malta Adası ve civarının bizim Çanakkale'nin doğal zenginlikleriyle alakası yok. Bir de bizim Kuzey Ege'nin o çivit mavisi denizini göremedim. Bunların dışında süper bir prodüksiyon. Homeros'un yazdığı 'İlyada' destanında geçen Truva Savaşı'na da ışık tutan 'Truva-The War at Troy' adlı kitabın destandan ve 'Truva' filminin senaryosundan farkı, savaşa yol açtığı varsayılan tanrıçaların güzellik yarışmasından çok önce, yani kahramanların soylarının ve Truva kentinin geçmişiyle başlaması. Batı edebiyatının temeli sayılan 'İlyada' destanını akıcı, anlaşılır ve büyük bir zevkle okunur hale getiren kitap, destandaki tüm olay ve yan öyküleri, yarı tanrı kahramanların geçmişlerini, tanrılar arasındaki çekişmeleri, iki düşman ordunun lider savaşçıları arasındaki anlaşmazlıkları işliyor ve bunlara politik ve ekonomik durumun ayrıntıları gibi önemli ögeler ekliyor.

Filmin gerek Avrupa'da gerekse Türkiye'de ulaşacağı gişe sonuçlarını da merakla beklemekteyim. Kültür ve Turizm Bakanlığı Avrupa'daki bazı gösterimlerde bakanlık tarafından hazırlanan 1200 spotluk ve 30 saniyelik Türkiye tanıtım filminin gösterimini sağladı. Reklam filminin İngiltere'de 1 milyon 404 bin izleyiciye ulaşacağı tahmin ediliyor.

İzmir'i tanıtmak için yola çıkanlar nerede?

Elbette ülkemiz için önemli bir tanıtım fırsatı bakanlık olarak yapılan girişim doğru. Ama gelin görün ki Homeros'un İzmirli oluşundan biz İzmirliler bu filmin yaratacağı imaj ile ne kadar yararlanabileceğiz?

İzmir'de birkaç tane turizme ve 'sözde' tanıtmaya yönelik vakıf ve dernek var. İzmir'i tanıtmak için, kentin turizmine katkı sağlamak için kurulduğunu iddia eden sivil toplum örgütlerinin işi değil midir Truva filminden kente bir çıkar sağlamaya çalışmak. Çanakkale'deki yerel yönetim ve sivil kuruluşlar bile hareketlendi bizimkilerden 'tık' yok. İzmir'deki turizm-tanıtma derneklerinden, vakıflarından hangisi yaklaşık 2 yıldır konuşulmakta olan bu filmden İzmir olarak yararlanmayı düşündü?

Bazen aklıma ne geliyor biliyor musunuz? Homeros canlansa da, İzmir'de konuşma yapmaya kalkışsa karşısında 20-30 İzmirli meraklıyı zor bulur diyorum, bu alakasızlığı

 

 
< Önceki   Sonraki >