Nedim Atilla nın Food in Live Dergisindeki yazılarına bu linkten ulaşabilirsiniz.
Nedim Atilla 'ya Twitter 'dan da ulaşabilirsiniz
nedim atilla
Anasayfa arrow Yemek Tarifleri arrow Yemek yarışmasından
Yemek yarışmasından Yazdır E-posta
Perşembe, 16 Ağustos 2007

Alsancak Şenlikleri'nin içine yemek yarışması koyma fikrini Konak Belediye Başkanı Muzaffer Tunçağ ortaya attığında, gerçekten de iyi bir işin ortaya çıkacağını tahmin etmiştim

Yıllardır Akşam'da Anadolu mutfağı yazdığımızdan olacak, jüri başkanı bizi seçmişler. Diğer jüri üyeleri Türkiye Mutfak Profesyonelleri Derneği İzmir Şubesi Başkanı Rahmi Yılmaz, İzmir Fransız Kültür Merkezi Müdürü Daniel Schlosser, şair ve gurme olarak tanıdığımız Namık Kuyumcu idi. İzmir'de neredeyse 60 yıldır aralıksız lokantacılık yapan, geleneksel lezzetleri yaşatan Adil Müftüoğlu ise rahatsızlığı nedeniyle jüriye katılamadı.

Neler yoktu ki yemeklerin arasında. Özel bir sosla yapılmış deniz fasulyesini ilk kez tattığımı ben de itiraf etmeliyim Seyhan Eslek Hanım'ın taratorlu deniz börülcesi gibi... Birinci olan yemeğin tarifi yazının sonunda ama ben size bugün artık İzmir'de de unutulmakta olan iki 'paça'dan söz etmek istiyorum. Bunların ilki, Mimar Sinan Mahallesi Muhtarı Gülay Pekcan'ın sunduğu 'Biber Paçası' idi... Ofise döner dönmez asistanım Aslı'ya hemen Gülay Pekcan'ı arayıp bu yemeğin tarifini almasını rica ettim. Biber paçası yapılırken, 1 kilo yeşilbiber, 1,5 su bardağı zeytinyağı, 15 diş sarımsak, 1,5 çay bardağı sirke, 2 su bardağı su, üç yumurta, 750 gr yoğurt, 3 yemek kaşığı un ve kırmızıbiber kullanılıyor. Hazırlanışı da pek zor değil: Küçük küçük doğranmış ve çekirdekleri çıkarılmış biberler zeytinyağında açık pembe oluncaya kadar kavruluyor, dövülmüş sarmısaklara sirke ve su eklenip, kavrulan biberlerin içine dökülüp beş dakika kadar pişiriliyor. Sosunu hazırlamak için yumurta, yoğurt ve un baza kıvamına gelinceye kadar çırpılıyor. Bu sos, kaynayan biberli suyun içine yavaş yavaş döküp, karıştırarak yediriliyor. 2-3 taşım kaynatılıp altı kapatılıyor ve malzeme servis tabağına alınıyor. Daha sonra, özellikle Şanlıurfa'dan geleni tercih edilen kırmızı pulbiber zeytinyağıyla kavruluyor. Tabağa alınan yemeğin üzerine kırmızı biberle gelin süsü yapılıp servise sunuluyor.

Bu paçayla biz jüri üyeleri mest olmuşken, ardından Engin Erturan'ın 'Patlıcan Paçası' gelmesin mi? Her jüri üyeliği bize en azından bir kilo fazlaya patlıyor... Engin Hanım'ın tarifinde limon yerine sirke var, fazladan da domates: Öncelikle patlıcanlar yıkanıp, tamamı soyuluyor, limon suyuna tuz atılıp patlıcanlar bunun içinde ovalanarak beyazlatılıyor. Yayvan tencereye bütün olarak yan yana diziliyor. Rendelenmiş domatesten 1 bardak kadarı ayrılır, geriye kalanını patlıcanların üzerine yayılır. 1 bardağa yakın su biraz tuz ve zeytinyağı ilave edilip patlıcanlar yumuşayıncaya kadar pişiriliyor. Sarmısaklar dövülüp sirkeyle karıştırılıyor. Kalan domates rendesi karışıma koyulup, patlıcanların üzerine dökülüyor. Bir taşım daha pişirip servise sunuluyor...

Bazen özel sohbetlerde söylüyoruz, bu köşeyi aç karna okumamak gerek diye... Jüri, diğer ödüllerde oylama yaptı, kararlar ittifakla alındı ama oy birliğiyle İlknur İri'nin yaptığı Pabucaki'ye verdik birinciliği. İzmir'den ta Atina'ya kadar gitmiş öz be öz Anadolu yemeği Pabucaki. Atina'da 'Pabucaki Zmirnika' deniliyor bu yemeğe... İlknur İri 'Pabucaki' yemeğiyle birinci olurken, Azime Keskin 'Kuzu Etli Enginar' ile ikinci, Gülay Pekcan ise 'Biber Paçası' ile üçüncülüğü kazandı. Hakan Özbilgen 'Saray Güveci', Ümit Tapan 'Zentinyağlı Enginarlı Pilav', Seyhan Eslek 'Deniz Fasulyesi' ile mansiyon ödülü aldılar. Jüri özel ödülüne ise 'Yaprak Sarması' ile Birsen Erol ve 'Patlıcan Böreği' ile Sevil Dokuzer layık görüldüler sonuçta... Önümüzdeki yıl, şenlikte bu yarışmanın daha da büyük ilgi göreceğinden kuşkum yok.

Pabucaki

Malzemeler: 4 adet kemer patlıcanı, 3 orta boy domates, 1 su bardağı rendelenmiş kaşar, 3 adet yeşil biber, yarım demet yeşil soğan, 2 yumurta, yarım limon suyu, 1 fincan zeytin yağı, 1 tutam fesleğen, 1 tutam tuz.

Hazırlanışı: Patlıcanlar fırında iyice közlenir. Üzerlerinden şerit halinde kapak alınır ve patlıcanların içi oyulur. Bu içler küçük küçük ve zar halinde doğranır. Küçük küçük doğranmış biberler ve taze soğan zeytinyağında öldürülür. Kabukları soyulmuş ve yemeklik şekilde doğranmış domatesler ilave edilir. Suyunu çekinceye kadar pişirilir. Yarım limon suyu ve fesleğen ilave edilip karıştırılır. Bu karışım patlıcanların içlerine doldurulur. Rendelenmiş kaşar ve yumurta karıştırılıp harç hazırlanır. Bu harç, doldurulmuş patlıcanların üst kısmına konur ve fırına yerleştirilir. Kaşar peyniri eridikten sonra fırından çıkarılır ve servis yapılır.
 

 
< Önceki   Sonraki >