Nedim Atilla nın Food in Live Dergisindeki yazılarına bu linkten ulaşabilirsiniz.
Nedim Atilla 'ya Twitter 'dan da ulaşabilirsiniz
nedim atilla
Anasayfa arrow Etkinlikler arrow İzmir'in kaybolan ağaçları
İzmir'in kaybolan ağaçları Yazdır E-posta
Salı, 14 Ağustos 2007

 

Geçen hafta bir sabah Ege TV'de, Ege Finans programı içinde bir bölüm olarak yer alan 'Ege'de Tarım'da İsmail Uğural'ın konuğu oldum. Söyleşinin konusu, İzmir'in ve Ege'nin bizce çok önemli olan tarımsal değerleriydi.

İzmir eskiden beri önemli bir liman şehri ve bu özelliğini zengin tarımsal ürünlerinin ihracına borçlu.

Peki bir zamanlar İzmir'de var olan pek kıymetli ürünler artık neden bulunmuyor? Çok ünlü 'Şu İzmir'den efem çekirdeksiz nar gelir' türküsüne neden olan ağaçlarımızdan halen kaç tane kaldı biliyor musunuz? Siz deyin 100, ben diyeyim 150 tane... Üç yıldır, şubat aylarında bir grup arkadaşımızla isteyenlere çekirdeksiz nar fidanları armağan ediyoruz. Ama Bademler'deki dostumuz sadece 30-40 tane fidan üretebildiği için biz de ancak o kadar dağıtabiliyoruz...

Bir başka önemli kaybımız ise sakız ağaçları. Programdan sonra bizi arayan dostlardan Timur Gönülşen, 'Sen programda sadece sakız ağacını söyledin. Ama Çeşme'nin ünlü sakız koyunu da yok oluyor, sakız kavunu da. Çeşme'deki bilimsel eğitim veren kurumlardan biri bu konuda mutlaka enstitü haline gelerek sakız türlerini korumalı' dedi.

Hızla yok olduğunu gözlemlediğimiz iki ağaç türü daha var: Özellikle Altındağ içlerinde eskiden çok iri ve lezzetlilerine rastladığımız ve sadece taze olarak tüketilen 'bardacık' türü incirleri üreten ağaçlar... Bir de, eğri çekirdekli 'kırma' ya da 'çekiçte' denen türden ve toplandıktan bir iki hafta sonra yenilen zeytinlerin yetiştiği ağaçlar... Ayrıca 'sürdürülebilir kalkınma ağacı' olarak tanınan, Padişah II. Abdülhamid'in İstanbul'un çeşitli yerlerine diktirdiği, kendi güzel, yaprağı başka güzel, bunlardan da önemlisi çıkarılan yağı bütün hastalıklara iyi gelen 'ginko bilbao' ağacı için en uygun iklimin İzmir'de olduğunu da belirtmeliyiz.

Programda İsmail Uğural ile, daha sonra da arayan dostlarla hemfikir olduğumuz gibi bu ağaçları yaşatabilmek, yeni ağaçlar dikebilmek için İzmirliler'in el ele vermesi şart. Hepimize görev düşüyor bu konuda...

 

 
< Önceki   Sonraki >