Nedim Atilla nın Food in Live Dergisindeki yazılarına bu linkten ulaşabilirsiniz.
Nedim Atilla 'ya Twitter 'dan da ulaşabilirsiniz
nedim atilla
Anasayfa arrow Kültür-Sanat arrow Bodrumlu son bilge...
Bodrumlu son bilge... Yazdır E-posta
Cumartesi, 04 Ağustos 2007

 

Şayet Liman'dan başlayıp, Halikarnas'a kadar olan uzun caddeyi en az bir kere geçmemişseniz kendinizi Bodrum'a gitmiş saymayınız. Eski Bodrumlular'ın 'Bozulupduru' diye kısaca anlattıkları gibi bu tatil merkezimiz bir yandan uluslararası bir turizm bölgesi olarak gelişirken, öte yandan eski kimliğini korumak konusunda önemli handikapları da içinde taşıyor. Son Bodrum seyahatimiz Turkcell'in Antik Halikarnasasos Tiyatrosu'nun açılışı nedeniyleydi ve her zaman yaptığımız gibi uzun caddeyi baştan sona geçtik iki kez... 'Acelen varsa niye Bodrum'a geldin' ruh hali içinde...

1974'den beri gittiğimiz Bodrum'da değişmeyen ne kaldı diye düşünürken karşımızda iki çift gülümseyen göz gördük... Sevgili Mehmet Uslu ile eşi Ayten Hanım, her zamanki sandalyelerine oturmuş ve 30 yıldır değişmeyen bakış açılarıyla geleni geçeni seyrediyorlardı, saatler gece yarısını geçmiş olsa da... Kucaklaştık Mehmet Abi ile oğlu Ender Uslu, İstanbul'da medya sektöründe yöneticilik yapıyordu, onun yolunu gözlüyorlardı... Hayatlarında bir değişiklik olmuştu, 30 yıldır evlerinin bir bölümünü Uslu Pansiyon olarak işletmişlerdi. Turizm işlerinin nasıl gittiğini sordum bana boş tabelayı gösterdi, '30 yıl sonra kapattık' dedi...

1970'li yılların sonunda yaptığımız uzun sohbetleri andık, emekli öğretmen Mehmet Uslu'nun Bodrum'un Heredot'la başlayan, Halikarnas Balıkçısı ile süren bilgelik geleneğinin 'son' temsilcisi olduğunu söyler dururduk o yıllarda birlikte gezdiğimiz insanlarla... Mehmet Uslu bize sabahlara kadar süren sohbetlerde Bodrum türkülerinin öykülerini, bin yıllık efsaneleri anlatırdı. Sonra Türkü'yü söyler, en sonunda da kalkar usulüne uygun şekilde oynardı. O yıllarda Bodrum'un tek kitapçısı olan oğlu Ender'e 'Mehmet Abi şu yazdıklarını bir kitap haline getirse' der dururduk... 1928 yılında dünyaya geldiği bu kasabada sadece tanık olduklarını anlatsa onlarca kitap yayımlanabilirdi. Ama o yine kendi işini kendi görmüştü, Bodrum türküleriyle manilerini, anı ve notalarıyla, müzik ve dil bakımından aslına uygun olarak bir kitapta derlemeyi başarmıştı. Bodrum'un genç yaşta yitirdiğimiz değerli belediye başkanı Emin Anter'in öncülüğünde başlattığı bu kitap çalışmasın Mazlum Ağan'ın başkanlığı döneminde tamamlamıştı ve başkan yardımcısı Nuran Yüksel'e özellikle teşekkür ediyordu.

Aksu Köy Enstitüsü'nün son mezunlarından biri olan Mehmet Uslu 'Bodrum, Türküleri, Öyküleri ve Musikişinasları' adlı bu olağanüstü kitabın önsözünde türküleri derlediği insanların adını anarken, eski bir Bodrum deyişini de yinelemişti: 'Ye pavayı, kaldır havayı.'

Bodrum türkülerinin günümüze kadar ulaşmasında etkili olanlar kimlerdi dersiniz, bir sayalım bakalım:

'Çalgıcı Şerife, Kemaneci İsmail Karakaya, Çalgıcı Çakır Güssün, Fikirli Gerişte, Kemaneci Mahmut, Kör Mustafa, Mahibe Akaçaalan, Müsgebi'den İstanbullu Zeynep, Bodrumlu Camız, Çalgıcı Mahmut'un oğulları Süleyman ve Kemal Savaşçı, Raziye ve Salih Baysal, Seha Ergene, Ali Gökçen, Bacaksız Mustafa (Çelik)...'

Bodrum'un son bilgesi Mehmet Uslu, her şeyin zamana yenik düştüğü bu dünyada Bodrum, Milas, Muğla ve Datça'nın köylerinde, ev ve kahvelerde sözlü tarih çalışmaları, derlemeler yapmıştı. Şimdilerde rakı masalarının bir numaralı mezesi haline gelen 'Çökertme' türküsünün gerçek öyküsü de, tam 80 kişi ile sözlü tarih çalışması yapılarak kitapta yer almış. Türkünün kahramanlarından gerçek ismi Hevse (Hafize) olan Çakır Güssün'ün de yaşlılığında çekilmiş bir fotoğrafını görmek kitap için ayrı bir sevinç kaynağı oldu bizim için Mehmet Uslu'nun ellerine sağlık, ona Tanrı'dan uzun ömür dilemekten başka ne gelir ki elimizden...
--------------------

 
< Önceki   Sonraki >