Nedim Atilla nın Food in Live Dergisindeki yazılarına bu linkten ulaşabilirsiniz.
Nedim Atilla 'ya Twitter 'dan da ulaşabilirsiniz
nedim atilla
Anasayfa arrow Kültür-Sanat arrow Umar'ın Börklüce 'si...
Umar'ın Börklüce 'si... Yazdır E-posta
Cumartesi, 04 Ağustos 2007

 

Bir efsane olağanüstü bir romana dönüştü nihayet... Geçenlerde uğradığım Artı Kitabevi'nde sevgili dostumuz Halil Bey, artık unutulmaya yüz tutmuş geleneksel kitapçılığın gereğini yerine getirip, uzattı 'Nihayet çıktı' diyerek... Elimizdeki kitap gerçekten de hararetle beklediğimiz, sevgili Doktor Alpaslan Bilen'le, 'Hoca bize de bir anlatsa' diye neredeyse 10 sene önce hasretini çektiğimiz öyküyü anlatıyor...

İnkilap Yayınevi'nden çıkan 'Börklüce', Bilge Umar'ın bugüne kadar yazdığı sayısız eser içinde kesinlikle ayrı bir yer tutacağından kuşku duymadığımız son romanı... Börklüce kendi adıyla anılan isyanın birinci kahramanı...

Umar'ın deyişi ile Börklüce'nin kendisi de, yaşamı da, Karaburun Yarımadası'nda kurmayı ve üzerine gönderilen ilk iki Osmanlı ordusunu perişan ederek birkaç yıl yaşatmayı becerdiği dervişler-müritler komünü de dünya tarihinde benzersiz bir örnek oluşturuyor. Çalışma yöntemine ve biçimine hayran olduğumuz Prof. Umar, bu kitabı da bir roman gibi değil, bir bilimsel araştırma kitabı olarak algılamış ve çalışmış. Giriş ve 'meraklısı için notlar' adlı bölümde de görüldüğü gibi, İsmail Erünsal'ın Müneccimbaşı Tarihi, Nihal Atsız'ın yayına hazırladığı Aşık Paşazade Tarihi, Mehmet Altan Köymen'in yayına hazırladığı Neşri'nin 'Kitab-ı Cihan-nüma', Börklüce'nin dostu ve mür”d”, Sisam'daki Panayia Tourlati Manastırı'nın Giritli Rum Keşişi'nin anıları başta olmak üzere Doukas adlı Rum ortaçağ tarihçisinin notları ve bu notları günümüze aktaran Hammer'in Karahan Metinleri önemli kaynaklar...

Rum tarihçi Doukas, öldürülmesi öncesinde Börklüce ile konuşabilmiş nadir bir insan. Kitabı bir solukta ve keyifle okumamızı sağlayan ise bu kaynaklardan öte bir şey, Umar Hocamız'ın; 'sakınarak' yaptığı ilaveler ve az miktardaki hayali eklemeleri...

Son yıllarda binbir çeşit sultanın sözde haremlerde geçen öykülerinden sıkılan bizim gibi edebiyat meraklıları için Börklüce, hem İzmir, Selçuk, Urla, Sakız, Sisam ve çoklukla da Karaburun'da 14. yüzyıl yaşamı konusunda son derece gerçekçi bilgiler veriyor. Bu nedenlerle de alışageldiğimiz tarih romanlarına hiç benzemiyor.

Kitabı okurken son 20 yılda Karaburun'da tanıdığım birçok insanın başka hiç kimseye benzemezliklerinin kendi kendime sorduğum nedenini de belli ölçüde çözdüm. Börklüce'nin müritleri hiçbir yere gitmemişler galiba...

Bilge Hoca'nın elleri dert görmesin...

 
< Önceki   Sonraki >