Nedim Atilla nın Food in Live Dergisindeki yazılarına bu linkten ulaşabilirsiniz.
Nedim Atilla 'ya Twitter 'dan da ulaşabilirsiniz
nedim atilla
Anasayfa arrow Kültür-Sanat arrow Zekavet Hanım'ın bahçesindeki çiçekler...
Zekavet Hanım'ın bahçesindeki çiçekler... Yazdır E-posta
Cumartesi, 04 Ağustos 2007

 

Lozan Kapısı'nın hemen yanında olmasına karşın bu yılki Fuar'da yeterince ilgi görmeyen bir yer İZFAŞ Sanat Galerisi. Bu ilgi azlığını Fuar ziyaretçilerinin, Kültürpark dışında da 'sanat galerilerinden uzak durmaya özen gösteren' mantığı ile açıklamak mümkün. Fuar kapanmadan yolu Kültürpark'a düşenlerin yaşı 80'i çoktan aşmış bir insanın yaşama sevincine davet etmek istiyorum. Zekavet Bayer Taş, ömrünü Sümerbank'a adamış, o dönemde ürettiklerini şimdi bizlerle paylaşan gencecik bir kız aslında... Şimdiki gençlerin hayata bağlılıklarını (!) görünce sık sık düşünüyorum 'kim daha genç' diye? Midilli kökenli bir ailenin çocuğu olan Zekavet Hanım, çocukluğu Karşıyaka'da geçmiş, resim yeteneği daha ortaokul yıllarında öğretmenleri tarafından keşfedilmiş bir insan. Tam bir Cumhuriyet çocuğu... İZFAŞ'taki sergide gazete kupürlerinde açılış coşkusuna tanık olduğumuz Nazilli Basma Fabrikası, Zekavet Hanım'ın yaşamında önemli rol oynamış. 1940 yılında 40 TL maaşla girdiği fabrikadan 1966'da emekli olarak ayrılmış. 1942 yılında Türk motiflerinden Türk basması hazırlanması için, Topkapı Sarayı ile İstanbul ve Bursa'daki camilerde incelemeler yapışını çini, çerçeve, tezhip işleri hazırlayışını, 1944'deki Sümerbank Sergisi için yaptığı şadırvan örneğini unutamıyor. Emekli olduktan sonra seramikle ilgilenmiş, torunu Beril'in Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik Bölümü'nde okuyor olması da şaşırtıcı değil. Zekavet Hanım'ın sergisini gezerken, artık çok uzaklarda kalan çocukluk anıları ve Sümerbank'ın hayatımızdaki önemi geçti gözlerimin önünden... Sadece Sümerbank ve Nazilli Fabrikası mı şimdi yok olanlar. Yaz akşamlarının uzun kapı önü sohbetleri, gazoz içilen yazlık sinemalar, bütün yaz genç hanımların giydiği rengarenk, tiril tiril basma entariler, kış gecelerinin sıcacık pazen pijamaları, yaz gecelerinin serin basma gecelikleri... Meğer bu solmayan bahçenin çiçekleri zarif bir hanımın ellerinde açarmış da haberimiz yokmuş. Serginin anı defterine bir dostumuzun yazdığı gibi, 'Zekavet Hanımcığım, sevgiyle yanaklarınızdan, saygıyla ellerinizden öperim. Muhteşemsiniz'

'Zihni Sinir' beyler...

2003 fuarında ilginç köşelerden biri de Buluş ve Modelciler Marmara Grubu tarafından açılan stand. Birbirinden ilginç 16 buluşun sergilendiği stand, İrfan Sayar'ın yarattığı karikatür kahramanı 'Zihni Sinir'i anımsatıyor. PVC pencereler için hırsıza karşı emniyetli kilit, su ve rakı olmak üzere iki bölümden oluşan ve açıldığında birbirine karışan kutu rakı, çay atıklarından oluşan sunta, toprakla çalışan yangın söndürme tüpleri... Aslında genel kanının aksine pek de yaratıcı bir milletiz biz...
-------------------------

 
< Önceki   Sonraki >