Nedim Atilla nın Food in Live Dergisindeki yazılarına bu linkten ulaşabilirsiniz.
Nedim Atilla 'ya Twitter 'dan da ulaşabilirsiniz
nedim atilla
Anasayfa arrow Kültür-Sanat arrow Çiğdem Külahı
Çiğdem Külahı Yazdır E-posta
Cumartesi, 04 Ağustos 2007

 

Biz Egeliler ay çekirdeğinin tek tek çıtlatılarak tüketilenine çiğdem deriz, simide gevrek dediğimiz gibi… Ahmet Büke’nin ikinci öykü kitabı Çiğdem Külahı elime geçti, bayram günlerinde iki-üç solukta okuyup bitirivermişim… Sanki bir külah çiğdemi çıtladım..

Bir samimiyet belgesi, Çiğdem Külâhı

Biz Egeliler ay çekirdeğinin tek tek çıtlatılarak tüketilenine çiğdem deriz, simide gevrek dediğimiz gibi… Ahmet Büke’nin ikinci öykü kitabı Çiğdem Külahı elime geçti, bayram günlerinde iki-üç solukta okuyup bitirivermişim… Sanki bir külah çiğdemi çıtladım..

“Çocukluğumuzun kırık fotoğrafları” diye tanıtılıyor kitap elektronik dünyada… Ahmet Büke, 2004’te yine Kanat Kitap tarafından yayımlanan ilk hikâye kitabı İzmir Postası’nın Adamları’ndaki ses tonuyla dikkat çekmişti. Aynı ses Büke’nin yeni kitabı Çiğdem Külahı’nda da işitiliyor: Çocukluk ve gençlik yıllarımızdan kalma "geçmek bilmeyen" yaralarımız, deliliklerimiz, sevişmelerimiz... Zamanın nerede ve nasıl kırıldığını soran, "Bizi ne anlatır?" sorusuna "acılarımız ve yaralarımız" yanıtını veren hikâyeler bunlar.

Kitaptan bir bölüm… “Bir bira daha açtı. Ev sahibinden öğrenmiş yazdığımı. Aslında o dırdırcı kadınla hiç de muhabbetimiz yok. Bilmiyorum belki de sen söylemişsindir. (...) ‘Komşu madem bu işlere merakın var, rafların en önüne koydur kitapları’ dedi. Çenesi açıldıkça açıldı. Bırakmadı, gideyim. ‘Bak, bizim dükkâna ver sen onları, çerez bölmelerinden birini boşaltırım. Zaten leblebi şekeri alan satan yok. Oraya dizeriz. Kapıya da yazı asarım’ diye tutturdu. Ne desem fayda etmedi. Beşinci biradan sonra yemin aldı ağzımdan. Gözümün önünde veresiye sayfamızı yırttı, attı. Muhtemelen seni de sıkıştırır. Olmadı birkaç tane verirsin. Zaten bir süre sonra sıkılır, çiğdem külahı yapar. Ne güzel olur aslında. Bahar gelince mahallenin bütün çocuklarının elinde benim sayfalarım. Belki merak ederler bir araya getirirler. Neyse, hepsi iyi de bira çarptı çocuğu.”

Aslında o sert görünüşünün ardında kadife gibi yumuşak,bir ifadesi var Ahmet Büke’nin… “Romanı kısa yazan bir hali var, ortak dostlarımız “hadi artık roman yaz” falan diyoruz, “benim yazdıklarım bu kadar hemen bitiveriyor” diyor bütün içtenliği ile. Ama yaşı henüz çok genç Ahmet Büke’nin ve önünde çok uzun bir dönem var. İzmir’de çok önemli bir edebiyatçı yetişiyor, haberiniz olsun.

Kim bu Ahmet Büke?

Ahmet Büke 1970'de Manisa'nın Gördes ilçesinde doğdu. 1997'de Dokuz Eylül Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'nden mezun oldu. Ölümsüz Öyküler Yayınevi'nin düzenlediği Xasiork Kısa Öykü Yarışması'nda "Kayıp Dua Kitabı" isimli hikayesi birincilik ödülü aldı. Öyküleri Edebiyat, Adam, Öykü, Ünlem, Patika, İmge Öyküler ve Eşik Cini'nde yayınlandı.

BUGÜN İKİNCİ MEVZUU

Eşrefpaşa’daki Gizli Evlilik

Muzaffer Tunçağ kültürü sanatı toplumun her kesimine yaymakta kararlı. Hafta içinde bir gecemizi de Selahattin Akçiçek Kültür Merkezi’nde ilk kez verilen bir opera temsiline ayırdık. İtalyan Operası’nın tanınmış bestecilerinden Domenico Cimarosa’nın 18. yüz yıl dönemine ait Gizli Evlilik, isimli oyununun ilk gösterimi Türkiye’de İzmir’de yapıldı. Opera ve Bale bu oyunla birlikte ilk kez kentin dışında bir semtte sergilendi. Konak Belediyesi Dr. Selahattin Akçiçek Eşrefpaşa Kültür ve Sanat Merkezi’ndeki gösterime çok sayıda sanatsever katıldı.

Gizli Evlik adlı oyun 9-11,11-18 Aralık ve 15-19 Ocak 2007 tarihleri arasında da gösterilecek. Özellikle Eşrefpaşalılar’a duyurulur. Bu Opera’nın geniş kitlelerce izlenmesi gerek, ne kadar çok insan izlerse o kadar başarılı olacak çünkü.

 
< Önceki