Nedim Atilla nın Food in Live Dergisindeki yazılarına bu linkten ulaşabilirsiniz.
Nedim Atilla 'ya Twitter 'dan da ulaşabilirsiniz
nedim atilla
Anasayfa arrow sonsoz arrow Turizmin endişe yılında İzmir&
Turizmin endişe yılında İzmir& Yazdır E-posta
Cuma, 01 Nisan 2016
2016 tahmin edildiği gibi, turizm açısından korku dolu bir yıl olacak… İzmir’in ve İstanbul’un günübirlik gemi turizminden düşürülmesi ile başlayan süreç nereye kadar gidecek bilinmez.  Kendinizi Batılı bir turistin yerine koyun, gazetelerde okuduklarınızla, her gün TV kanallarında izlediklerinizle böyle bir ülkeye gelir misiniz?

Eski turizm bakanlarından Bahattin Yücel dünyada nasıl tanındığımızı yazmış: “Terörle, kadın cinayetleriyle, çevreyi yok eden betonlaşmayla, IŞİD'in destekçiliğiyle, sosyal medyayı en fazla yasaklayan konumuyla, AİHM'e en fazla şikâyet dosyası gönderilmesiyle, tutuklu gazeteci sayısıyla, yeterinden fazla tanınıyor”

Üzerine komşularla yaşadıklarımız, Rusya ve Suriye krizleri, İsrail ile yaşananlar ve en son Sultanahmet'teki olay… 

Tunus’ta turistleri katlettiler ve Tunus’ta turizm bitti. İnsanlar unuttu da Tunus'a gitmeye devam mı ediyor? Mısır'da turistleri katlettiler; Mısır bitti ve insanlar unuttular mı? Unutmadılar.

En çok “Paris'te de oluyor, turistler vaz mı geçiyor” sözüne şaşırıyorum ve gülüyorum…  (Sosyal medyanın sözde “fenomenlerinin” lafı bu…) 'Yok alışırlar, bizden iyisini bulamazlar' gibi yaklaşımlar ise komik ötesi.

Unutmayın herkesin canı kıymetli, gelişmiş ülke insanının canı iki defa kıymetli… Avrupalılar 20 sene öncesine kadar karavanla tatil yapıyorlardı. Sonuçta canlarını sokakta bulmadılar; yine karavana dönerler, güney Fransa'ya giderler; otobüsle İspanya'ya giderler. “Bizim otellerimizden, yemeklerimizden vazgeçemezler” yaklaşımı da bu anlamda asla doğru değil.  Bence bu lafları edenler dünyadan bîhaber avanaklar…

Birçok turizm şirketi yılı nasıl tamamlayacağını düşünürken, Türkiye'nin turizm sektörünü kurtaracak en akılcı yaklaşımın; farklı bir kurguyla, dünyadaki hızlı gelişmeleri doğru zamanda değerlendirmekten başka çözüm olmadığı ortada…

İZMİR İÇİN KOCAOĞLU ŞANS OLABİLİR

EXPO sürecinde görmüştük, tanıtım ve sunum yapan kentlerin salonlardaki liderleri hep belediye başkanları idi… Bu durumu da defalarca yazmış, hem o süreçte hem de kentlerin gelişiminde “belediye başkanlarının” gerçek birer “reis” olması gerektiğini TV programlarında dile getirmiştik. O zamanlarda da İzmir’in “siyasi” nedenlerle böyle bir şansı yoktu…

İyi bir haber: İzmir,  kent turizminde etkin bir hamle için İzmir Turizm ve Tanıtma Vakfı çatısı altında güç birliği oluşturmaya karar vermiş. İZTAV’ın kapısı, yapısındaki değişiklikle yeni üyelere açılırken, Olağanüstü Mütevelli Heyet Toplantısı’nda vakfın başkanlığına Başkan Aziz Kocaoğlu’nun getirilmesi kararlaştırılmış. Başkan Kocaoğlu da, lokmasını turizmle büyütecek herkesi kentin tanıtımına katkı koymaya çağırmış… Bu durum İzmir için şans olabilir. Ama…

***

Şimdi İzmir’in uluslararası alandaki tanıtımına bakalım mı?

Türkiye, “Turkey Discover the Potential” yani “Türkiye Gücünü ve Potansiyelini Keşfet” sloganı ile dünya üzerinde tanıtım atağına kalktı. Discover the Potential 21 Şubat’ta İngiltere’de The Daily Telegraph, 22 Şubat’ta Almanya’da Die Welt ve Welt Kompakt, Birleşik Arap Emirlikleri’nde (BAE) Gulf News, 23 Şubat’ta da Fransa’da Le Monde gazeteleri ile yayına çıktı.

Peki bu tanıtımda Ege ve İzmir var mı?  Yok… Türkiye filmlerinde biraz Efes, biraz Bergama, biraz da Alaçatı’daki sörfçüler gösterilir, İzmirliler “biz niye yokuz?” diye sorarsa “eee varsınız ya” diye üç beş saniyelik görüntüler dile getirilir.

Gelecek hafta dünyanın en önemli turizm buluşması olan Berlin ITB’ye gideceğiz, bakalım İzmir ne kadar görünecek…

***

İzmir’e bu yıl ne kadar turistin uğrayacağını kestiremiyorum…

Gerçeği kabullenelim, bu yıl Türkiye’ye her zamankinden çok daha az turist gelecek. Orta Doğu'da ABD, Almanya, İngiltere ve Fransa'nın en güçlü müttefiki olmamız ne yazık ki, bu ülkelerin kendi vatandaşlarına resmen yayınladıkları; "Türkiye'ye Gitmeyin" uyarılarına engel olamıyor.

“Bacasında C harfi olan gemilerin patronuna ‘İzmir’in fahri hemşeriliğini’ sunacağını açıklayanlar” diyebilecek lüksümüz yok…

Üç beş sosyal medya şebeğini İzmir’e getirip “aman İzmir’i ne güzel tanıttık” demek de yetmez. Bu sosyal medya ve kent tanıtımı komedisini ayrıca yazacağım bir ara ama fırsat olmuyor…

Bunca yıldır yazıyoruz, bir daha yazalım, Türkiye'nin sorunu yetersiz tanıtım değildir. Yetersiz tanıtım İzmir’in sorunudur...  İzmir, devlet tanıtımlarında “dış kapının mandalı” muamelesi görmektedir. Kocaoğlu’nun başındaki vakıf kendini Ankara’dan farklı bir konuma yerleştirerek İzmir’in ayrı bir destinasyon olduğunu ortaya koyabilirse ne âlâ… Fransa ve İspanya bölgesel örnekleri İzmir için önemlidir ve değerlendirilmelidir… Bu anlamda Kocaoğlu şans olabilir…

ITB’yi bir görelim bakalım turizmle devam ederiz.

 
< Önceki   Sonraki >